PPDA Nedir? Futbolda Pres Şiddetini Ölçen İstatistik

Default post image
Yazı Özetini Göster

Bir takımın ne kadar baskıcı olduğunu gözle görmek mümkündür. Ama rakamla ifade etmek farklı bir şeydir. 2014 yılında veri analistleri Colin Trainor ve Constantinos Chappas şu soruyu sordu: “Rakibin bir pası geçmesine izin vermeden kaç kez müdahale edebiliyoruz?” Bu sorunun matematiksel karşılığı, futbol analitiğinin en güçlü araçlarından birini doğurdu: PPDA.

PPDA, İngilizce “Passes Per Defensive Action” ifadesinin kısaltmasıdır; Türkçesi “Her Savunma Eylemine Düşen Pas Sayısı”dır. Kısaca şunu ölçer: Rakip, sen bir müdahale yapmadan kaç pas atacak? Bu sayı ne kadar düşükse, takım o kadar agresif bir pressing uyguluyor demektir. Ne kadar yüksekse, takım o kadar pasif savunma anlayışıyla oynuyor demektir.

Jürgen Klopp’un Liverpool’u 2018–2019 Şampiyonlar Ligi’ni kazandığında, istatistikçiler şunu fark etti: Liverpool, Avrupa’nın en düşük PPDA değerlerine sahip takımlardan biriydi. Takım, rakibe sürekli baskı uygulayarak pas hatalarına zorluyor; top kaybında saniyeler içinde yeniden kazanıyordu. Bu anlayışın istatistiksel yüzü PPDA’ydı.

Peki PPDA tam olarak nedir, nasıl hesaplanır, hangi değerler iyidir ve Türk futboluna ne söyler? Yanıtlar bu yazıda.


PPDA Nedir? Tanım, Formül ve Hesaplama

PPDA, “Passes Per Defensive Action” — Her Savunma Eylemine Düşen Rakip Pas Sayısı — anlamına gelir. Formül basit ama güçlüdür: Rakibin rakip yarısında ya da orta sahada attığı pas sayısı, bu bölgedeki savunma eylemlerine (tackle, kesim, faulle durdurma) bölünür.

Formül şu şekilde yazılır:

PPDA = Rakibin Savunma Üçte Birindeki Toplam Pasları ÷ Savunma Eylemleri Sayısı

Burada önemli bir detay var: Hesaplama yalnızca rakibin kendi savunma bölgesinden orta sahaya uzanan paslarını kapsar. Yani rakibin ceza sahası içindeki kısa paslar ya da kendi yarısındaki geçişler değil; “inşa etme” ya da “ilerletme” amacıyla attığı paslar sayılır. Savunma eylemleri ise rakibe yapılan geçiş engeli — tackling, pressing engeli (ball won), faulle durdurma (kartsız ya da kartlı) gibi aktif müdahaleler.

Somut bir örnekle anlatalım. Liverpool, bir maçta rakibin kendi sahasından attığı 85 pasa karşı 12 savunma eylemi yaptıysa, PPDA değeri şöyle hesaplanır: 85 ÷ 12 = 7,08. Bu son derece yoğun bir pressing değeridir. Rakibin her yaklaşık 7 pasında bir kez Liverpool oyuncuları aktif müdahale yapıyor demektir. Şimdi öte tarafı düşünelim: Bir takım aynı bölgede rakibe 100 pas izin veriyor ama sadece 6 müdahale yapıyorsa, PPDA değeri 16,6 olur. Bu son derece pasif bir savunma anlayışına işaret eder.

PPDA’nın hesaplanma şekli değişkenlere göre farklılık gösterebilir. Bazı veri sağlayıcıları yalnızca rakip yarısını kullanırken, bazıları orta sahayı da dahil eder. StatsBomb, PPDA’yı ilk geliştiren kuruluş olarak rakibin kendi yarısını baz almaktaydı. Bu yüzden farklı kaynaklardaki PPDA değerlerini doğrudan karşılaştırırken, hangi metodolojiyle hesaplandığını bilmek önemlidir.

PPDA Değeri Pressing Tipi Açıklama Örnek Takım
4,0 – 7,0 Çok yoğun pres Rakibe nefes aldırmayan, ultra-yüksek pressing Liverpool (2018–2019), RB Leipzig
7,0 – 9,5 Yüksek pres Tutarlı pressing, rakibi sürekli zorluyor Man. City, Ajax, Atalanta
9,5 – 12,0 Orta pres Duruma göre pressing, seçici müdahale Juventus, Atletico Madrid
12,0 – 16,0 Düşük pres Pasif savunma, blok + kontra odaklı Birçok Türkiye ve Doğu Avrupa takımı
16,0+ Çok düşük pres Rakibe serbest build-up hakkı tanıyan savunma Stoke City (eski tip), bazı ikinci lig takımları

PPDA’nın Doğuşu: Bir Analist Bir Şeyi Ölçmeye Karar Verdi

2014 yılı, futbol analitiği açısından devrim yılıydı. StatsBomb (İngiliz futbol veri şirketi) analistleri Colin Trainor ve Constantinos Chappas, “pressing” kavramını sayısal olarak ifade etmenin bir yolunu aradı. O zamana kadar pressing, gözle görülen ama sayıyla ifade edilemeyen bir kavramdı. “Bu takım çok presliyor” denirdi; ama ne kadar? Diğer takımdan ne kadar daha fazla? Bu soruların yanıtı yoktu.

Trainor ve Chappas’ın geliştirdiği PPDA formülü, bu boşluğu kapattı. İlk uygulamalar Avrupalı büyük liglerde yapıldı; sonuçlar dikkat çekiciydi. Barselona ve Bayern Münih gibi possession-heavy takımların PPDA değerlerinin düşük olduğu görüldü — çünkü bu takımlar hem topla oynuyor hem de top kaybında hızla geri kazanmak için baskı uyguluyordu. Öte yandan kontr saldırı odaklı takımlar, yüksek PPDA değerleriyle çok daha pasif bir savunma anlayışı sergiliyordu.

Jürgen Klopp, PPDA kavramını farkında olmadan taktik felsefesinin merkezine koydu. Borussia Dortmund’daki gegenpres anlayışı, aslında PPDA değerini minimumda tutmak üzerine inşa edilmişti. Top kaybında 5-6 saniye içinde yeniden kazanmak; bunun için rakibe en fazla 4-5 pas attırmak. Bu anlayış, Dortmund’un 2011–2012 yıllarında Avrupa’nın en düşük PPDA değerlerine sahip takımlarından biri olmasını sağladı.

2016’dan itibaren PPDA, veri şirketleri (Wyscout, StatsBomb, Opta) tarafından standart bir metrik olarak kullanılmaya başlandı. Premier Lig, La Liga, Bundesliga ve Serie A gibi büyük ligler bu veriyi düzenli üretiyor ve kulüpler bunu transfer kararlarından tutun taktik hazırlığa kadar pek çok alanda kullanıyor.

Yıl Gelişme Önemi
2014 Colin Trainor ve Chappas PPDA’yı geliştirdi Pressing ilk kez matematiksel olarak ölçüldü
2015–2016 Büyük Avrupa ligleri veriyi üretmeye başladı Karşılaştırmalı analiz mümkün hale geldi
2018–2019 Liverpool’un PPDA değerleri manşetlere girdi Geniş kitle PPDA’yı öğrendi
2020+ Kulüp skautluk departmanları PPDA’yı benimsedi Transfer ve taktik analizde standart araç oldu

PPDA Nasıl Yorumlanır? Değerlerin Anlattıkları

PPDA değerini anlamak için tek bir sayıya bakmak yetmez. Bağlam şarttır. Bir takımın sezonluk PPDA ortalaması, rakip kalitesine, hangi puan durumunda oynadığına ve hatta maçın hangi dakikasındaki verinin alındığına göre farklılaşabilir. Ama genel hatlarıyla bazı temel eşikler vardır.

Yedi ve altındaki PPDA değeri, takımın rakibe hemen hemen hiç nefes aldırmadığını gösterir. Bu değerlere ulaşan takımlar, sahadaki her pozisyonda aktif baskı uygulayan ve top kaybını hızla telafi etmeyi sistematik hale getiren taraftır. Bu değer sürdürülebilir değildir; maçın tüm dakikaları boyunca bu yoğunluğu korumak fizyolojik açıdan mümkün değildir. Klopp’un Liverpool’u gibi elit takımlar bile bunu tam maç koruyamaz; belirli dakikalarda ve belirli bölgelerde bu değere ulaşır.

Dokuz ile on iki arasındaki PPDA değeri, Avrupa liglerinin üst yarısındaki çoğu takım için normal kabul edilir. Bu takımlar pressing uyguluyor ama seçici: Her topa koşmuyor, belirli pozisyonlarda ve belirli bölgelerde müdahale ediyor. Guardiola’nın Manchester City’si bu aralıkta oynayabilir; çünkü possession takımları için pressing yoğunluğu kadar top tutma süresi de önemlidir.

On ikinin üzerindeki PPDA değeri, genellikle “bekleme ve kontra” anlayışına işaret eder. Atletico Madrid’in belirli maçlardaki PPDA değeri yüksek olabilir; çünkü Simeone’nin takımı zaman zaman rakibe sahayı bırakıp sonra hızlı geçiş arar. Bu bir zayıflık değil, bilinçli bir stratejidir. Ama aynı değer savunma yaparken topu kötü çıkaran bir takımda görülüyorsa, bu artık taktik tercih değil, teknik yetersizliktir.

PPDA değerinin tek başına yanıltıcı olabileceği durumlar da vardır. Bir takım çok sayıda savunma eylemi yapıyor ama bunların büyük bölümü rakibin kendi yarısında değil orta sahada gerçekleşiyorsa, PPDA değeri düşük görünebilir. Oysa bu, yüksek pressing değil, orta blok savunması anlamına gelebilir. Bu nedenle PPDA her zaman xG, PPDA’nın rakip versiyonu olan “OPPDA” ve alan kapatma istatistikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.


Taktik Analiz: PPDA Hangi Oyun Anlayışlarını Ölçer?

PPDA’nın en net bağlantı kurduğu taktik kavram, gegenpresdir. Gegenpres — Almanca “karşı pres” — top kaybında anında geri alma hareketi anlamına gelir. Bu anlayışta her oyuncu, top kaybedildiği anda yakınındaki rakibe baskı yapar ve topu 5-6 saniye içinde kazanmayı hedefler. Bu anlayış pratikte PPDA değerini minimuma indirir: Rakip pek az pas atabilir, çünkü her topçuda hemen bir muhalif çıkar.

Pressing tuzakları da PPDA’yı doğrudan etkiler. Bazı takımlar sahanın belirli bölgelerinde kasıtlı olarak baskı kurar: Orta sahanın sağ kanadı ya da rakibin stoperlerinden birinin üzerine çift adam göndermek gibi. Bu tuzaklar aktive edildiğinde, kısa sürede çok sayıda savunma eylemi yapılır; PPDA değeri anlık olarak çok düşer. İstatistiksel analiz, bu anlık düşüşleri ve bunların gol pozisyonuna dönüşme oranlarını hesaplayabilmektedir.

  Rakip Build-up:
  ST  ← ← ←  KALECİ
  |
  MF1  ←←  DEF ACT (tackle/press)
  |         ↑
  PPDA = Bu iki değerin oranı
  (Rakibin pasları / Savunma eylemleri)

Yüksek hat oynayan takımlar için PPDA kritik bir denge noktasıdır. Yüksek hat, savunma hattını yukarıda tutarak rakibin build-up yapma alanını daraltır. Ama bu hattı koruyabilmek için sürekli pressing gerekir; yoksa arkaya atılan uzun paslar tehlikeli hale gelir. PPDA bu dengenin sağlıklı kurulup kurulmadığını ölçer: Pressing yeterince yoğunsa hat yüksek tutulabilir; değilse ya hat alçaltılır ya da büyük savunma açıkları oluşur.

Alçak blok oynayan takımlar ise PPDA’yı farklı bir amaçla kullanır. Bu takımlar için düşük PPDA hedefi yoktur; aksine yüksek PPDA beklenir. Önemli olan, rakibin ceza sahası içinde ne kadar az pas attığı ve şut ne kadar az girdiğidir. Bu nedenle alçak blok takımları için PPDA yerine “şuta izin verilen alan” ve “ceza sahası içi tehlike” gibi metrikler daha anlamlıdır.


Türkiye Futbolunda PPDA: Süper Lig’in Pres Kültürü

Süper Lig’de PPDA analizi ilginç bir tablo ortaya koyar. Türk futbolunun genel eğilimi, orta düzey ve yüksek PPDA değerleri üzerine kuruludur. Avrupa liglerinin üst yarısıyla karşılaştırıldığında, Türk takımlarının önemli bir bölümü görece pasif bir pressing anlayışı sergiler. Bunun birkaç somut nedeni vardır.

Birincisi, Süper Lig’in fiziksel ve tempolu yapısı: Türk futbolunda hız ve bireysel güç ön plandadır; organize pressing gerektiren kolektif sistem çalışması ikinci plana düşebilir. İkincisi, antrenör kültürü: Türk futbolunda kök salan “önce sağlam dur, sonra sayı al” anlayışı, pressing taktiklerini benimsemeyi geciktirmiştir. Üçüncüsü, teknik kadro altyapısı: Pressing sistemi oyuncuların yoğun antrenman süreci gerektiren koordinasyonuna dayanır; altyapı yatırımı sınırlı kulüplerde bu sistematik kurulması zordur.

Galatasaray: Okan Buruk döneminde (2022+) Galatasaray, Türkiye’nin PPDA değerleri açısından en agresif takımlarından biri haline geldi. Kasım ve Zaha’nın hücum baskısı, Demirel ve Angeliño’nun kanat presi ile oluşan yüksek pressing anlayışı, takımın sezon boyu Avrupa ortalamasına yakın PPDA değerlerine ulaşmasını sağladı. 2022–2023 şampiyonluğunda ve ardından gelen Şampiyonlar Ligi kampanyasında bu anlayış belirleyici oldu.

Trabzonspor: Abdullah Avcı döneminde Trabzonspor, pressing anlayışını ciddi biçimde geliştirdi. 2021–2022 şampiyonluk sezonunda takımın özellikle ilk yarısındaki yoğun pressing değerleri dikkat çekiciydi. Visca ve Djaniny’nin ön pres baskısı, Bakasetas’ın yoğun ileri işlevi ve orta saha bloğunun koordineli hareketi, o sezondaki PPDA değerlerini Süper Lig ortalamasının belirgin biçimde altına çekti.

Fenerbahçe ve Beşiktaş: Her iki kulüpte de PPDA değerleri antrenöre ve dönemin taktik anlayışına göre ciddi dalgalanmalar göstermiştir. Mourinho döneminde Fenerbahçe, yapılandırılmış orta blok savunmasına yöneldi; bu anlayış PPDA değerlerini orta-yüksek bantta tuttu. Beşiktaş’ın en düşük PPDA değerlerine ulaştığı dönem ise Şenol Güneş’in belirli sezonlarında kayda değer bir pressing organizasyonu oluşturduğu yıllardı.

Kulüp Dönem Antrenör PPDA Yaklaşımı Tahmini Değer Aralığı
Galatasaray 2022–2024 Okan Buruk Yüksek pressing + ön pres 7,5 – 9,5
Trabzonspor 2021–2022 Abdullah Avcı Tutarlı orta–yüksek pressing 8,5 – 11,0
Beşiktaş 2003–2004 / 2015–2016 Şenol Güneş Seçici pressing, blok 9,0 – 12,0
Fenerbahçe 2023–2024 José Mourinho Orta blok + organizeli bekleme 11,0 – 14,0
Sivasspor 2020–2021 Rıza Çalımbay Alçak blok + kontra 13,0 – 17,0

Dünya Futbolundan PPDA Örnekleri

PPDA değerleri, farklı futbol kültürlerinin taktik anlayışlarını karşılaştırmak için güçlü bir araç sunar. Bundesliga ve Premier Lig gibi tempo ve pressing odaklı ligler, genel olarak düşük PPDA değerleriyle öne çıkar. İtalyan Serie A’sında ise orta ve yüksek PPDA değerleri çok daha yaygındır; bu, İtalyan futbolunun geleneksel organizeli savunma anlayışını yansıtır.

RB Leipzig, modern futbolun en tutarlı düşük PPDA değerlerine sahip takımlarından biridir. Ralph Rangnick’in kurduğu ve sonrasında gelişen sistem, her topa agresif biçimde müdahale edilmesini ve 6–8 saniyelik top geri kazanma hedefini esas alır. Bu anlayışla Leipzig, sezon başı kadro değeri itibarıyla Almanya’nın üstündeki takımlarla rekabet edebiliyor. Çünkü pressing sistematik kurulunca, bireysel kalite farkını önemli ölçüde telafi edebiliyor.

Barselona’nın Guardiola dönemindeki (2008–2012) PPDA değerleri son derece dikkat çekiciydi. Tiki-taka anlayışıyla top tutan Barselona, aynı zamanda top kaybında hızla geri kazanmak için ultra-agresif pressing yapıyordu. Bu iki şeyin bir arada olması — hem en fazla topu tutan hem de en fazla pressing yapan takım — futbol tarihinin nadir gördüğü bir taktik uyumdur. O dönem Barselona’sının bazı maçlardaki PPDA değeri 5’in altına inerdi.

Atletico Madrid ise kasıtlı biçimde yüksek PPDA değerleriyle Avrupa’nın en başarılı takımlarından biri olmayı başardı. Simeone’nin anlayışında pressing yoğunluğu değil, savunma organizasyonu belirleyicidir. Atletico, rakibe sahayı bırakır; ama kritik bölgeleri ve gol önü çizgisini korur. Bu stratejik tercih, PPDA’nın tek başına kalite göstergesi olmadığını kanıtlar.

Takım Dönem PPDA Değeri (yaklaşık) Taktik Anlayış
Liverpool (Klopp) 2017–2023 5,5 – 7,5 Gegenpres + ultra yüksek pressing
RB Leipzig (Rangnick dönemi) 2012–2019 6,0 – 8,0 Yüksek pressing sistemi
Barselona (Guardiola) 2008–2012 4,5 – 6,5 Tiki-taka + immediata pressing
Manchester City (Guardiola) 2016–günümüz 7,0 – 9,5 Possession + seçici pressing
Atletico Madrid (Simeone) 2012–günümüz 11,0 – 15,0 Alçak blok + kontra + organizeli savunma
Atalanta (Gasperini) 2016–günümüz 7,0 – 9,0 Yüksek pressing + bölge bazlı savunma

PPDA’nın Sınırları ve Alternatif Metrikler

PPDA güçlü bir metrik olsa da yalnız başına eksik kalır. Birincil sınırlılık, bağlamsal körlüktür: PPDA, pressing’in ne kadar yoğun olduğunu ölçer ama ne kadar etkili olduğunu ölçmez. Bir takım çok düşük PPDA değeriyle yoğun pressing yapabilir ama bu pressing hiç top kazanımına dönüşmeyebilir. Yanlış zamanda, yanlış bölgede baskı yapmak PPDA değerini düşürür ama maça katkı sağlamaz.

İkinci sınırlılık, rakip kalitesine göre değişkendir: Zayıf bir takıma karşı düşük PPDA elde etmek kolaydır; zayıf rakip baskı altında hızla hata yapar. Ama Barselona ya da City gibi bir takıma karşı aynı değeri korumak çok daha zordur. Bu nedenle PPDA değerleri her zaman oynanılan rakibin teknik kalitesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Üçüncü sınırlılık, veri kaynaklarının tutarsızlığıdır: Opta, StatsBomb ve Wyscout gibi farklı veri sağlayıcıların PPDA hesaplama metodolojileri farklılaşabilir. Biri yalnızca rakip yarısını kullanırken diğeri orta sahayı da dahil ederse, elde edilen değerler doğrudan karşılaştırılamaz.

Bu sınırlılıklar nedeniyle PPDA, genellikle şu metriklerle birlikte kullanılır:

  • OPPDA (Opponent’s PPDA): Rakibin sana uyguladığı pressing yoğunluğu. Bu iki değerin birlikte analizi, maçın karşılıklı pressing dengesi hakkında bütünsel bir tablo sunar.
  • xG (Expected Goals): Oluşturulan gol pozisyonlarının kalitesini ölçer. PPDA ile birlikte kullanıldığında, pressing’in etkili gol fırsatına dönüşüp dönüşmediği görülebilir.
  • Ball Recovery Rate: Top geri kazanım hızı ve sıklığı. PPDA değerinin düşük olması iyi pressing yapıldığını gösterir ama bu pressing top kazanımına dönüşmüyorsa, yoğunluk enerji kaybına yol açıyor olabilir.
  • Field Tilt: Maç boyunca topun hangi yarıda geçirilen süresini ölçer. Yüksek alan baskısı + düşük PPDA kombinasyonu, takımın hem taktiksel hem istatistiksel üstünlüğüne işaret eder.

Sık Sorulan Sorular

PPDA ne anlama gelir?
PPDA, “Passes Per Defensive Action” — Her Savunma Eylemine Düşen Rakip Pas Sayısı — demektir. Bir takımın pressing yoğunluğunu sayısal olarak ifade eder. Ne kadar düşükse, takım o kadar agresif pressing yapıyor demektir.
PPDA nasıl hesaplanır?
Rakibin kendi yarısından ve orta sahadan attığı pas sayısı, aynı bölgedeki savunma eylemlerine (tackle, kesim, faulle durdurma) bölünür. Formül: Rakip Pasları ÷ Savunma Eylemleri = PPDA.
İyi bir PPDA değeri nedir?
Genel kabul görmüş eşiğe göre: 7’nin altı çok yoğun pressing; 7–10 yüksek pressing; 10–12 orta pressing; 12 ve üzeri pasif savunma olarak değerlendirilir. Ama bu değerler lig ortalamasına ve rakip kalitesine göre bağlamsal olarak okunmalıdır.
PPDA’yı kim geliştirdi?
Colin Trainor ve Constantinos Chappas, 2014 yılında StatsBomb bünyesinde PPDA metriğini geliştirdi ve yayımladı.
Liverpool neden PPDA açısından önemlidir?
Jürgen Klopp döneminde Liverpool, gegenpres felsefesiyle Avrupa’nın en düşük PPDA değerlerine sahip takımlarından biri oldu. Bu anlayış, 2019 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun taktik temelini oluşturdu.
Atletico Madrid neden yüksek PPDA’ya sahip?
Atletico Madrid, Simeone yönetiminde bilinçli olarak alçak blok ve kontra savunma anlayışıyla oynar. Bu sistemde pressing yoğunluğu değil, savunma organizasyonu belirleyicidir. Yüksek PPDA bu takım için bir zayıflık değil, stratejik bir tercihtir.
PPDA ile xG arasındaki fark nedir?
PPDA pressing yoğunluğunu ölçer; xG ise yaratılan gol pozisyonlarının kalitesini. Her ikisi de bağımsız metriklerdir ama birlikte kullanıldığında pressing’in etkili gol fırsatına dönüşüp dönüşmediğini gösterir.
Türkiye’de PPDA değerleri nasıl?
Süper Lig’de genel PPDA ortalamaları Avrupa büyük liglerinin üst yarısına kıyasla daha yüksek seyreder (10–14 bandı yaygındır). Galatasaray ve Trabzonspor gibi pressing odaklı dönemler bu ortalamanın altında kalabilir.
PPDA düşük olan takım her zaman daha mı iyidir?
Hayır. PPDA düşüklüğü yoğun pressing anlamına gelir ama bu pressing gol pozisyonuna dönüşmüyorsa pratik değeri kısıtlıdır. Atletico Madrid yüksek PPDA ile Şampiyonlar Ligi finallerine gitmiştir. Metriği bağlamdan bağımsız okumak yanıltıcıdır.
PPDA voleybol liberosundan farklı mıdır?
Tamamen farklıdır. Voleyboldaki libero, sadece savunma amacıyla belirli pozisyonlarda oynayan özel bir oyuncudur. Futboldaki PPDA ise tüm takımın pressing yoğunluğunu ölçen istatistiksel bir metriktir. İki kavramın doğrudan ilgisi yoktur.
Hangi veri platformları PPDA sunar?
StatsBomb, Wyscout, Opta ve FBref başlıca kaynaklardır. Her platformun metodolojisi biraz farklılaşabileceğinden, kaynak belirtmeden PPDA değerlerini karşılaştırmak hatalı sonuç doğurabilir.
PPDA antrenörler tarafından kullanılıyor mu?
Evet. Özellikle Premier Lig, Bundesliga ve La Liga gibi veri analitiğini benimseyen liglerde kulüplerin analiz departmanları PPDA’yı düzenli olarak kullanır. Klopp, Guardiola, Tuchel gibi isimlerin çalışma tarzı PPDA anlayışıyla örtüşür.
PPDA sadece büyük liglerde mi kullanılır?
Hayır. PPDA hesaplamak için herhangi bir ligdeki maç verisi yeterlidir. Türkiye Süper Ligi, belirli veri sağlayıcıları aracılığıyla PPDA verisine sahiptir.
Gegenpres ile PPDA arasındaki ilişki nedir?
Gegenpres, PPDA’yı minimuma indirmeyi hedefleyen taktik anlayıştır. Top kaybında 5-6 saniye içinde geri kazanmak, pratikte rakibin yalnızca 4-5 pas atmasına izin vermek anlamına gelir. Bu da son derece düşük bir PPDA değerine karşılık gelir.
PPDA bir sezonda değişir mi?
Evet. Kadro değişiklikleri, sakatlanmalar, puan durumu ve rakip kadrosuna göre PPDA değerleri sezon içinde ciddi dalgalanmalar gösterebilir. Tek maçlık PPDA yerine sezonluk ortalama daha güvenilir bir göstergedir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar