Vanspor kazandı ama asıl mesele organizasyon

Vanspor kazandı ama asıl mesele organizasyon
Yazı Özetini Göster

Bu yazı Kutay Tok’un X paylaşımından alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Futbol analisti Kutay Tok, Vanspor–İstanbulspor maçını iki parçalı uzun bir analizde ele aldı. İlk yazıda bir teknik direktörün başına gelecekleri önceden görmesine, oyuncularıyla konuşmasına rağmen korktuğu şeylerin yine başına gelmesini konuşmak gerektiğini yazdı. Ekran başında “Hoca bunu göremedi mi?” demenin kolay olduğunu, ama bazen tehlikeyi görsen, uyarsan ve çözümü anlatsan bile oyuncu kalitesinin belirleyici olduğunu belirtti. Bu maçın Barış Kanbak adına tam olarak böyle bir gece olduğunu kaydetti.

İstanbulspor 0-1 önde, dakika 25. Vanspor sağ kanattan hücum ederken santrfor Oğulcan iki stoperin arasında savunma arkasına koşuya başlıyor. Ologo da Duran da koşuyu görüyor. Ancak öndeki stoper Ologo topun geçişini engelleyemiyor, arkadaki stoper Duran ise santrforun derinlik koşusuna yanıt verecek yakınlığı sağlayamıyor. Biri topu, diğeri koşucuyu kontrol edemeyince iki stoper arasındaki derinlik savunulamıyor. Pozisyon golle sonuçlanmıyor ama İstanbulspor adına çok ciddi bir uyarı veriyor.

Beş dakika sonra İstanbulspor skoru 0-2’ye getiriyor. Herkes gole sevinirken Barış Kanbak Ologo’yu yanına çağırıp konuşmaya başlıyor. Yani Barış hoca biraz önceki pozisyondan rahatsız olmuş, tehlikeyi görmüş ve oyuncusuna uyarısını yapmış. Tok’a göre buraya kadar teknik direktör açısından yapılması gereken yapılmış.

İstanbulspor’un yediği ilk gol, dakika 35:44. Furkan çizgiye basmış durumda. Sol bek Yusuf hem rakibiyle arasındaki mesafeyi iyi koruyor hem de vücut açısıyla pozisyonu doğru savunuyor. Ancak bir anda Furkan’a yaklaşmak isteyince hem mesafesini hem de vücut açısını kaybediyor ve bek-stoper arasına tehlikeli pas geliyor.

Bu sırada Vanspor santrforu Zivkovic ceza sahasına koşuya başlıyor. Önünde yine Ologo, arkasında yine Duran var. Ancak Duran’ın dikkati tamamen topa kilitlenmiş durumda; santrfor kontrolü yok. Zivkovic kutuya girdikten sonra santrforculuğunu da konuşturuyor. Ön direğe koşusunu devam ettirmek yerine bir anda duraksayarak Duran’ın markajından çok kolay kurtuluyor. Pozisyonun devamında gol geliyor.

Yani 25. dakikada sinyalini veren, Barış Kanbak’ın fark edip oyuncusunu yanına çağırarak uyardığı problem 10 dakika sonra neredeyse aynı savunma zaafı üzerinden gole dönüşüyor.

İkinci golde Yusuf’un muhtemelen zeminin azizliğine uğradığını yazdı. Ologo’ya gelen pas çok kaliteli olmasa da Ologo’nun topu rahatlıkla uzaklaştırabilecek zamanı var. Buna rağmen Zivkovic’in baskısından etkilenip pas hatası yapıyor. O sırada Duran yine herkese çok uzak ve pozisyona beklenen reaksiyonu veremiyor. Skor 2-2’ye geliyor.

2-2’den sonra Barış hocanın yüz ifadesine bakmanın bile yeterli olduğunu, bu kadar bireysel hatanın olduğu yerde teknik direktörün yaşadığı krizin gayet anlaşılır olduğunu belirtti. Üstelik mesele burada bitmiyor. Maç içerisinde yaptığı uyarıların yanında muhtemelen devre arasında da aynı konuların üzerinde durulmasına rağmen yenilen üçüncü golde yine Ologo-Duran ikilisinin ciddi hatalarını görüyoruz: Ologo ceza sahasına gelen topu yine karşılayamıyor, Duran yine rakip oyuncuyu kaybediyor.

İşin bir de rakamlar tarafı var: Ologo maç sonunda 7.1 rating aldı. İstatistik kâğıdına bakarsan iyi oynamış gibi görünüyor; gol attığı için puanı yukarı çıkıyor. Savunmacının asli görevinde yaptığı ve doğrudan gollerin hikâyesine giren hatalar ise tek bir rating rakamının içerisinde kayboluyor. Beş tane de gol yedirse gol attığı için puanı yine belli bir seviyenin üzerinde kalabilecek. Bu yüzden oyuncu performansını yalnızca maç sonu rating üzerinden okumanın fazlasıyla yanıltıcı olduğunu yazdı.

Teknik direktörlükte bazen farkında olmak, tehlikeyi görmek ve uyarmak yetmiyor. Oyuncunun o uyarıyı sahada uygulayabilecek kalitesi yoksa korktuğun şey gözünün önünde yine başına geliyor. Barış Kanbak için Vanspor maçı tam olarak böyle bir geceydi.

Tok ikinci yazıda Vanspor’un iki hafta sonunda aldığı galibiyetin değerli olsa da saha içi organizasyon konusunda mutlaka gelişim görmek zorunda olunduğunu, aksi hâlde bu galibiyetin anlamının yalnızca kâğıt üzerinde kalacağını belirtti.

Sinan Osmanoğlu’nun gelişiyle beraber Oulare-Sinan tandeminin daha iyi bir seviyeye çıktığını düşündüğünü, Celal’in de oynamaya başlaması gerektiğini, çünkü iki bekte de çok ciddi savunma zaafları olduğunu yazdı.

Batuhan İşçiler sol bek oynatılacaksa seviyesinin bir alt lige daha yakın olduğunu, ancak 3’lünün sol stoperi olarak kullanılırsa 1. Lig’de rahatlıkla oynayabilecek bir oyuncu olduğunu savundu. Bekteki problem şu: sezgileriyle savunma yapmaya çalışıyor ve rakip takibinde aksiyonun devamlılığını aynı şiddetle sağlayamıyor. Rakibin koşusu başladığında ilk reaksiyonu verse bile devamında oyuncuyu kaybedebiliyor.

Maç içerisinde bunun çok fazla örneğini gördüklerini yazdı. Dakika 20’de Phelipe doğrudan Batuhan’ın arkasını hedefliyor, pozisyonun devamında Ali Nizam boş kaleye golü yapamıyor. Dakika 31’de Phelipe yine Batuhan’ın arkasını hedefliyor ve skor 0-1’e geliyor. Dakika 59’da ceza sahasında Batuhan-Njie eşleşmesinde Batuhan yine rakibine karşı öncelik alamıyor. Dakika 63’te ise rakibin koşusuna geç reaksiyon veriyor ve pozisyonun devamı penaltıyla sonuçlanıyor.

Rakipler Vanspor’un iki bekini sistematik şekilde hedef almaya başladığı anda bu savunmaya problem yaşatmama ihtimallerinin çok düşük olduğunu kaydetti.

Vanspor’un Maçkolik’te görünen 5-4-1 diziliminin de sahadaki yapıyı doğru anlatmadığını yazdı. Kâğıt üzerinde 4-2-3-1 başlayan, topa sahip olduğunda ise 3-1-6’ya yerleşmeye çalışan bir Vanspor vardı. Murat hocanın 3-1-6 kullanımını Malatya döneminde de görmüştük.

Ancak buradaki kritik noktanın dizilişin kendisi olmadığını belirtti. Vanspor’da oyuncular arasındaki mesafeler fazla açılıyor ve topsuz hareketlilik yeterli seviyeye çıkmıyor. İstediğin kadar 3-1-6’ya yerleş; oyuncular birbirinden uzaksa ve pas opsiyonu olmak için gerekli hareketlilik sağlanmıyorsa o yerleşimin tek başına hiçbir anlamı kalmıyor. Kâğıt üzerinde hücum hattında altı oyuncun olabilir ama birbirleriyle bağlantı kuramadıkları anda sayısal kalabalık üretkenliğe dönüşmüyor.

Vanspor’un stat problemleri olabileceğini, kadro kalitesinin de ligin üst seviyesinde olmayabileceğini, ama bu kadronun ligde kalmak adına savaşabilecek seviyede olduğunu düşündüğünü yazdı. Bununla birlikte çok net bir teknik direktör dokunuşuna ihtiyaç olduğunu, saha içi organizasyon gelişmezse kadrodaki bireysel zaafların daha fazla görünür hâle geleceğini ve bugün konuşulan bek problemlerini yarın başka oyuncular üzerinden de konuşmaya devam edileceğini kaydetti.

Vanspor kazandı ama asıl mesele galibiyet değil; bu kadronun zaaflarını saklayacak ve güçlü taraflarını öne çıkaracak bir oyun inşa edebilmek.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar