Keçiörengücü–Sarıyer: Bir Maçlık Form, Bir Sezonluk Planın önüne Geçmemeli

Keçiörengücü–Sarıyer: Bir Maçlık Form, Bir Sezonluk Planın önüne Geçmemeli
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Keçiörengücü – Sarıyer Maç Sonu

(Bir Maçlık Form, Bir Sezonluk Planın Önüne Geçmemeli)

Sarıyer adına bugünün en önemli konusu bana göre şu: Kim seni hedefe götürecek, kim sana sezon içerisinde tamamlayıcı katkı verecek? Kadro hiyerarşisini bu ayrım üzerinden doğru kurmak gerekiyor. Poko, Eze, Doğancan gibi oyuncuların konumlarını yalnızca bir haftalık performans üzerinden sürekli değiştirmek, kısa vadede doğru görünse bile uzun vadede takımın omurgasına zarar verebilir.

Anlık performansa göre yapılan kadro tercihleri, uzun vadede seni sırtlayacak oyuncuları kaybetmene neden olabilir mi? Günün asıl sorusu bence bu.

Eze’nin sakat olduğu süreçte Batuhan aldığı forma şansını iyi kullandı ve hocanın bir sonraki hafta da onunla devam etmesini doğru buluyorum. Buraya kadar problem yok. Ancak bir hafta sonra performans artık normal seviyeye döndüyse ve Eze de hazırsa, benim için yeniden Eze’nin oynaması gerekir. Çünkü Eze’nin yarattığı tehdit ile Batuhan’ın yarattığı tehdit aynı değil. “İyi oynadın, seninle devam ediyorum” yaklaşımında sorun yok; fakat performans normale döndüğü anda takımın birinci oyuncusuna yeniden dönmek gerektiğine inanıyorum.

Bugün Poko’nun herhangi bir sakatlığı yoksa ve tamamen teknik tercihle yedek kaldıysa bunu da doğru bulmuyorum. Tunahan sezon içerisinde sana iyi niyeti, enerjisi ve görev disipliniyle katkı verecek bir oyuncu. Ama Poko, sezon boyunca merkezin hammallığını yapacak oyuncu. Bu ayrımı iyi yapmak gerekiyor.

Doğancan tarafında ise başka bir problem var. Geçen hafta yok, bu hafta var; bu hafta da sahada yok. Doğancan’ın hikâyesinin ortası yok. Ya inanacaksın ya da vazgeçeceksin. Bugün oynatmayıp yarın yeniden 11’e koyarak sürekli katkı alabileceğin bir oyuncu profili değil. Bunu geçmişten de biliyoruz.

Maça dönersek; ilk 19 dakikada Keçiörengücü’nün topu rakibe bırakması ve 4-4-1-1 şeklindeki son derece düzgün karşılamasıyla Sarıyer’in daha fazla topa sahip olduğu, fakat iki takımın da pozisyon üretmekte zorlandığı bir bölüm izledik. Sarıyer ilk 20 dakikayı yaklaşık %75 topa sahip olma oranıyla oynarken iki takımın şut sayısı aynıydı. RCS buluşmalarında ise Keçiörengücü 0, Sarıyer yalnızca 2’de kaldı.

20.dakikadan sonra Keçiörengücü topa daha fazla sahip olmaya başladığında maçın üretkenlik tarafı tamamen değişti. Keçiörengücü bu bölümde Sarıyer kalesine 6 şut gönderirken 10 kez RCS’de topla buluştu. Sarıyer ise aynı bölümde 0 şut, 0 RCS buluşmasıyla kaldı.

Bu rakamların önemi büyük. Çünkü Sarıyer’in topa sahip olduğu dakikalardaki hikâyesi büyük ölçüde yalnızca topa sahip olmakla sınırlı kaldı. Keçiörengücü topa geçtiği anda ise sahip olduğu topu rakip kaleye daha fazla tehdit olarak taşıdı. Yani bir tarafta topa sahip olma vardı, diğer tarafta ise topa sahip olduğunda ne yapacağını bilen bir takım vardı.

Doğancan’ın hatasıyla Keçiörengücü devreye 1-0 önde girdi. İkinci yarıda ise ilk yarıdan çok farklı bir maç izlemedik: Topa daha fazla sahip olan fakat üretmekte zorlanan bir Sarıyer.

Aslında son iki haftaya baktığımızda bunun işaretlerini zaten görüyorduk. Sarıyer’in kazandığı maçlarda bile üretkenlik problemini fazlasıyla konuştuk. Antalya ve Pendik maçlarının 11’e 11 oynanan bölümlerinde Sarıyer’in karşılama planında ciddi bir problem yoktu, ancak topa sahip olduğu anda hücum üretimi yeterli değildi. Bugün geriye düştüğü senaryoda reaksiyon verememesi bu yüzden benim için şaşırtıcı değil.

Savunmayı doğru karşılamak başka bir şey, skoru almak zorunda kaldığında rakibin yerleşik savunmasını açabilmek başka bir şey. Sarıyer ilk bölümde oyunu kontrol edebiliyor, rakibin güçlü taraflarını sınırlayabiliyor; fakat maç senden hücum üretmeni istediğinde aynı rahatlığı gösteremiyor. Bugün 1-0’dan sonra yaşanan problem tam olarak buydu.

Sarıyer adına bugünün en önemli konusu bana göre şu: Kim seni hedefe götürecek, kim sana sezon içerisinde tamamlayıcı katkı verecek? Kadro hiyerarşisini bu ayrım üzerinden doğru kurmak gerekiyor. Poko, Eze, Doğancan gibi oyuncuların konumlarını yalnızca bir haftalık performans üzerinden sürekli değiştirmek, kısa vadede doğru görünse bile uzun vadede takımın omurgasına zarar verebilir.

Burada mesele kimseyi dokunulmaz yapmak değil. Ama sezonun yükünü taşıyacak oyuncularla, form geldiğinde sana katkı verecek rotasyon oyuncularını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kimseyi küstürmeden ama ana oyuncuların ağırlığını da kaybetmeden yol almak Sarıyer açısından önemli olacak.

Son olarak Sarıyer’in savunma tarafında da bugün alışık olmadığımız bir detay vardı. Sarıyer normalde merkezde rakibine bu kadar fazla zaman ve alan bırakmıyordu. Bugün Keçiörengücü’nün merkez oyuncuları topu aldığında kafalarını kaldırıp düşünecek, pas opsiyonlarını değerlendirecek kadar rahat kaldılar. Bu da Sarıyer’in son haftalardaki en güçlü taraflarından biri olan merkez baskısının bugün aynı seviyede çalışmadığını gösterdi.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar