Gaziantep FK – Çorum FK Maç Sonu (Burak Yılmaz’ın Yeni Dokunuşu: Değişen Roller, Değişen Baskı)
Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2109300075646132431
Gaziantep FK – Çorum FK Maç Sonu
(Burak Yılmaz’ın Yeni Dokunuşu: Değişen Roller, Değişen Baskı)
Gaziantep FK adına korktuğum senaryo gerçekleşti. Kocaelispor maçının ardından Orhan Ak, karşılaşmayı “Atamayana atarlar.” üzerinden değerlendirmişti. Oysa oyunun hikâyesi bundan çok daha farklıydı. Gaziantep FK’nın hem saha içi organizasyonunda hem de kadro tercihlerinde ciddi problemler vardı. Bugün ise o problemlerin daha belirgin hâle geldiği bir karşılaşma izledik.
Topa sahipken oyuncu hareketliliğinin son derece sınırlı olduğu, belirgin bir hücum planının ortaya konulamadığı bir Gaziantep FK izledik. Top rakipteyken tercih edilen 4-1-4-1 karşılama düzeni de oldukça kötü işledi. Camara’nın anlamsız şekilde yedek bırakılmasına ise hiç girmiyorum bile. Millî aranın ardından böyle bir oyunla karşılaşmak, Gaziantep FK adına beni ciddi şekilde huzursuz etti.
Çorum FK tarafında ise Burak Yılmaz’ın ilk maçında tercih ettiği organizasyon oldukça dikkat çekiciydi. Hocanın üçlü savunma kullanmasına alışığız ancak rakibi karşılarken üçlü yapıdan dörtlüye dönüşmesine pek alışık değildik. Özellikle daha önce çalıştırdığı takımlarda yüksek şiddetli ve agresif ön alan baskıları uygulayan bir Burak Yılmaz izliyorduk. Bu karşılaşmada ise farklı bir yaklaşım vardı.
Çorum FK, rakibi 4-4-2 düzeninde karşıladı. Cengiz ve Ramirez’in görevi, Gaziantep FK stoperlerine sürekli baskı yapmak değildi. İki oyuncuyla rakibin iki stoperini ve 6 numarasını kontrol altında tutarak oyun kurulumunu sınırlandırmak hedeflendi. Burak Yılmaz’ın bu kez baskı şiddetinden çok, rakibin pas bağlantılarını kontrol etmeye odaklanan bir karşılama planı tercih ettiğini gördük. Çorum FK da bu planı oldukça başarılı uyguladı.
Topa sahip olunan anlarda ise ağırlıklı olarak 3-2-5 yerleşimi vardı. Diomande’nin daha yükseğe çıkmasıyla yapı 3-1-6’ya dönüşüyordu. Bu yerleşimi biraz daha açtığımızda, 3-2-4-1’den Diomande’nin yükselmesiyle 3-1-5-1’e, iç koridor oyuncularından birinin bağlantı rolünden çıkarak santrfor hattına katılmasıyla da 3-1-4-2’ye dönüşen bir hücum organizasyonu izledik.
Burada yalnızca dizilişlerin değişmesi değil, Çorum FK’nın bu yerleşimlerde kullandığı oyuncuların teknik özellikleri önemliydi. Çünkü ellerinde gerçekten çok değerli bir kadro var.
Çorum FK, merkezdeki Diomande ve Berat’ı topla buluşturmak zorunda kalmadan da hücumunu ilerletebiliyor. Üç stoperin de doğrudan Cengiz ve Kiziridis’e hat kıran paslar atabilecek ayak kalitesine sahip olması büyük bir avantaj. Rakibin ilk baskı hattını aşmak için sürekli merkez oyuncularına ihtiyaç duymuyorlar.
Merkezde Berat’ın pas kalitesi ve Diomande’nin dripling becerisi, hücum organizasyonuna farklı çözümler kazandırıyor. İç koridorlarda kullanılan Cengiz ve Kiziridis’in sırtı dönük bağlantı oyuncusu rolünü oynayabilecek teknik yeterliliğe sahip olması da bu yapıyı daha etkili hâle getiriyor. Bütün bunlara Ramirez gibi sırtı dönük top saklayabilen ve takım arkadaşlarına duvar olabilen bir santrfor eklendiğinde, ortaya hücumda birden fazla çözüm üretebilen kaliteli bir takım çıkıyor.
Çorum FK’nın merkezde oluşturduğu 4’e 3 sayısal üstünlüğe Gaziantep FK’nın cevap verememesi, karşılaşmanın en önemli taktik problemlerinden biriydi. İç koridorda boşa çıkan oyunculara müdahale etmek zorunda kalan stoperlerin bireysel performansları da oldukça kötüydü. Gaziantep FK, hem merkezdeki sayısal dezavantajı gidermekte hem de savunma hattından yapılan çıkışların ardından oluşan alanları kontrol etmekte zorlandı.
Özellikle Abena’yı uzun zamandır bu kadar kötü oynarken görmemiştim. Arda’nın yokluğunda stoperde Sylla yerine neden Meleke’nin tercih edilmediği de ayrıca sorgulanmalı. Savunma hattındaki oyuncu tercihleri ve ortaya çıkan bireysel performanslar, Gaziantep FK’nın yaşadığı organizasyon problemlerini daha da ağırlaştırdı.
Çorum FK’nın 4-4-2 karşılama düzeninde dikkatimi çeken bir başka tercih ise Gökhan’ın kanat oyuncusu gibi konumlanması ve Borza’nın bekte kalmasıydı. Bence bu doğru bir karardı. Burak Yılmaz’ın, Borza’nın arkasına atılacak toplarda yaşayabileceği savunma problemlerini doğru tespit ettiğini düşünüyorum.
Ancak buna rağmen Gaziantep FK’nın geliştirdiği tehlikeli hücumların yine Borza’nın savunma zaafları üzerinden oluştuğunun altını çizmek gerekiyor. Borza’nın arkasındaki alanı ve bireysel savunma eksikliklerini hedef alan takımlar sonuç almaya devam ediyor. Çorum FK’nın bu bölgedeki problemi tamamen çözdüğünü söylemek mümkün değil.
Son olarak Burak Yılmaz’a ilk basın toplantısında sorulmasını istediğim bir soru var.
Hocam, Gaziantep FK ve Kasımpaşa dönemlerinizde uyguladığınız yüksek şiddetli ön alan baskılarında, stoperleriniz bire bir eşleştikleri oyuncular kendi yarı alanlarına kadar gitseler bile takiplerini sürdürüyor ve agresif baskıya devam ediyorlardı. Bu baskıların kırıldığı pozisyonlarda ödenen bedeller, rakibi karşılama anlayışınızı biraz daha kontrollü bir yapıya dönüştürmenizde etkili oldu mu? Yoksa ilerleyen haftalarda o agresif baskı organizasyonunu yeniden görecek miyiz?
Çünkü Çorum FK karşısında izlediğimiz karşılama anlayışı, Burak Yılmaz’ın daha önceki takımlarında alıştığımız baskı organizasyonundan belirgin şekilde farklıydı. Bu değişimin rakibe özel bir tercih mi, yoksa teknik adamın savunma yaklaşımında daha kalıcı bir dönüşüm mü olduğunu merak ediyorum.