Sivasspor – Sarıyer Maç Sonu (Sahadaki Gerçek Başka, İsmet Hoca’nın Hikâyesi Başka)

Sivasspor – Sarıyer Maç Sonu (Sahadaki Gerçek Başka, İsmet Hoca’nın Hikâyesi Başka)
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2111474317514912066

Sivasspor taraftarına Allah sabır versin. Özellikle maça giden taraftarın artık “ah be” bile diyemeden evine döndüğü bir tablo var. Son iki haftada rakiplerin sayılmayan dört golü var; oyun olarak yediğin dayağın haddi hesabı yok. Pozisyon üstünlüğü rakipte, saha içi organizasyon rakipte, oyunun akışı rakipte… Buna rağmen alınan 1 puanların ardından İsmet Hoca’dan “İyi karşıladık” merkezli bir hayal dünyası dinliyoruz.

Sivasspor’da eksik oyuncular varmış, kadro tam olmadığı için iyi oynanamıyormuş… Bunların hepsi hikâye. Bir takımın mevcut şartlarda ortaya koyabileceği en kötü oyun zaten aşağı yukarı bu kadar olur. Sivasspor da onu oynuyor. Rakibin organizasyonuna cevap veremeyen, pozisyon üstünlüğünü sürekli karşı tarafa bırakan bir takımın problemlerini yalnızca eksik oyuncularla açıklamak mümkün değil.

Sarıyer tarafına gelirsek, Umut Hoca’nın ilk maçında Sivas deplasmanında alınan 1 puana “kazanılmış 1 puan” mı diyeceğiz, yoksa “kaybedilmiş 2 puan” mı? Kâğıt üzerinde Sivas deplasmanında 1 puan elbette kötü görünmez. Ama karşındaki takım organizasyon problemi yaşayan, hatta birçok bölümde organizasyonu olmayan ve büyük ölçüde Manaj’ın ayağına bakan bir Sivasspor’sa bu maçı kazanmak gerekiyordu.

Eze-Turan Tuzlacık eşleşmesi bile Sarıyer’in sonuç alması için başlı başına yeterli bir fırsattı. Sarıyer bugün Yusuf ve Turan’ın üzerine daha ısrarlı oynasa sonuç almama ihtimali çok düşüktü; zaten zaman zaman aldı da. Ama bu eşleşmeler çok daha fazla zorlanabilirdi.

Özellikle Barış Alıcı’nın genç Yusuf’u yeterince zorlayamaması açıklanabilir bir şey değil. Barış ilk 6 hafta topun arkasına iyi geçti, savunma katkısı verdi, biz de hakkını teslim ettik. Ama 11 hafta oldu, hücum katkısı sıfır. Son haftalarda maçları yürüyerek tamamlamaya başladı. Bugün özellikle 50-55 arasındaki bölümde merkezde boşalan oyuncunun koşusuna cevap vermeyip ağır ağır geriye dönmesi bu görüntünün en net örneklerinden biriydi.

Sarıyer’in yediği ilk golde de problemler zincir hâlinde geliyor. Caner merkeze kadar çıkarsa kırılma ihtimalinin yüksek olduğu zaten belli. Caner çıktı diyelim, arkada Işık Kaan var; o da saatli bomba gibi. İlk golde rakibe yaptığı asist tam anlamıyla 2. Lig seviyesindeki bir stoper hatası. Sarıyer’in attığı golün iptal edildiği pozisyonda da yine Manaj’a yaptığı faulle safi zarar.

Umut Eskiköy için burası gerçekten yeni bir sınav olacak. Çünkü Sarıyer’de saha içinde “yapıyormuş gibi yapan” çok fazla papaz oyuncu var. Umut Hoca’nın 4-4-2 baskısını bu oyuncu grubuyla ne kadar sağlıklı kurabileceğini ilerleyen haftalarda göreceğiz.

Bir de şu kısmı unutmamak lazım: Bu baskı zaman zaman stoperi merkeze çıkarıp 3-4-1-2’ye dönecekse Sarıyer’in bunu uygulayacak stoper kalitesi yok. Merkeze çıkacak stoperin zamanlaması, temas kalitesi ve kırıldıktan sonraki geri dönüşü yeterli değilse bu plan seni daha da açık hâle getirir.

Sarıyer bugün kötü bir Sivasspor’a karşı maçı kazanabilecek fırsatları buldu ama yeterince zorlamadı. Bu yüzden tabeladaki 1 puan, bana göre Sivas deplasmanında alınmış değerli bir puandan çok, kazanılabilecek bir maçta bırakılmış 2 puana daha yakın.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar