Erzurumspor – Eyüpspor: Sayısal Üstünlüğü Kiminle Kurduğun, +1’in Ne Ürettiği

Erzurumspor – Eyüpspor: Sayısal Üstünlüğü Kiminle Kurduğun, +1’in Ne Ürettiği
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2111439102704836923

Erzurumspor-Eyüpspor maçında biraz sayısal üstünlüklerin kalitesini konuşmak istiyorum. Neredeyse her karşılaşmada takımların savunmadan çıkarken, merkezde veya kenarlarda oluşturduğu sayısal üstünlükleri değerlendiriyoruz. Ancak burada çoğu zaman gözden kaçırdığımız çok önemli bir ayrıntı var: Sayısal üstünlüğü kurmak kadar, o üstünlüğü hangi oyuncularla kurduğun ve ne kadar etkili kullanabildiğin de önemli. Çünkü sahada bir oyuncu fazla olmak, her zaman oyunda avantajlı olduğun anlamına gelmiyor.

Eyüpspor üzerinden gidelim. Topa sahipken 3-2-5 yerleşiyorlar, Erzurumspor buna 5-3-2 ile cevap veriyor. Eyüpspor’un geride El Yamiq-Anıl-Jules üçlüsü var; Erzurumspor’un öndeki Eren-Cardoso ikilisinin amacı da agresif baskı yapmak değil, stoperlerin merkezle rahat pas bağlantısını kesmek ve pas kanallarını kapatmak.

Kâğıt üzerinde burada Eyüpspor 3’e 2 üstün. Ama bu üstünlüğü avantaja çevirebilmek için stoperlerinden ya hat kıran pas kalitesi ya da topla baskı hattını geçebilecek taşıma becerisi bekliyorsun. Eyüpspor stoperlerinin ayak kalitesi Allah’a emanet; topu öne taşıma kısmına hiç girmiyorum bile. Dolayısıyla sayısal olarak üstünsün ama bunun oyuna bir faydası var mı? Yok.

Merkeze geldiğimizde Massanga-Taşkın ikilisinin önünde yarım alanlarda Yao ve Boutobba var. Burada da 4’e 3 sayısal üstünlük oluşuyor. Erzurumspor’un öndeki ikilisi pas kanallarını iyi kapattığı için Eyüpspor bu avantajı zaten kolay kullanamıyor. Hadi ilk hat kırıldı ve Taşkın merkezde +1 oyuncu olarak bomboş kaldı diyelim. Taşkın topu aldıktan sonra dikine taşıyabilir mi? Çok zor. Savunmayı tek pasla öldürecek o pası atabilir mi? Yine çok zor.

Elbette bunları hiç yapamaz demiyorum. On kez boş kalırsa bir-iki pozisyonda yapacaktır. Ama genel tabloda yapamadıkları, yapabildiklerinin önünde. O yüzden sadece “Merkezde 4’e 3 üstünlük var” demek oyunu anlatmaya yetmiyor. O +1 oyuncunun kim olduğu ve topla buluştuğunda ne ürettiği, sayısal üstünlüğün kendisinden çok daha değerli.

Erzurumspor tarafına geçtiğimizde bunun tam tersini görüyoruz. Eyüpspor bekleri karşılamada yükseğe çıktığında Erzurumspor’da kokuyu hemen alan iki çok akıllı oyuncu var: Rodriguez ve Eren Tozlu. Rodriguez kendisini sola doğru atarak rakip bekin rahatça öne çıkmasını engelledi, Eren ise biraz daha derine gelip sol iç yarım alana yerleşti. Bu iki kayma yalnızca Giorbelidze’yi boşa çıkarmadı, Eyüpspor’un eşleşme düzenini de bozdu.

Çünkü Eyüpspor’da “Bek Rodriguez’e çıkarsa stoper onun kaymasını devralsın” şeklinde net bir devam planı göremedik. Aynı şekilde Eren’in derine gelişinde de arkasından sıkı bir takip yoktu. Böyle olunca Rodriguez-Eren-Giorbelidze üçlüsü kenarda çok daha kaliteli bir sayısal üstünlük oluşturdu.

Aradaki fark tam olarak burada. Rodriguez ve Eren boş kaldığında seni cezalandırabilecek oyuncular. Giorbelidze ise bindirme kalitesiyle savunmanın yerini değiştirebilecek bir profil. Yani burada yalnızca üç oyuncunun iki oyuncuya karşı oluşturduğu bir üstünlükten bahsetmiyoruz; o üç oyuncunun sahip olduğu özelliklerin birbirini tamamladığı bir üstünlükten bahsediyoruz.

Bu yüzden sayısal üstünlük analizlerinde rakamlara biraz daha az, isimlere ve oyuncu profillerine biraz daha fazla bakmak gerekiyor. 3’e 2 her zaman avantaj değildir, 4’e 3 her zaman oyunu çözmez. Bazen boş kalan oyuncunun niteliği düşükse rakip o +1’i sana bilinçli olarak bile bırakabilir.

Konu sayısal üstünlük kurmak değil; sayısal üstünlüğü kiminle kurduğun ve o +1’in top geldiğinde ne yapabildiği.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar