Adana Demirspor’un Çöküşü: Bir Şehrin Hayali Nasıl Borç Batağına Düştü?

177027570790473562

Türk futbolunda son yıllarda sıkça gördüğümüz bir hikaye: Ani yükseliş, yıldız transferler, PR odaklı hamleler ve ardından gelen acımasız çöküş. Adana Demirspor, bu döngünün en çarpıcı örneklerinden biri haline geldi. 2018’de Murat Sancak’ın başkanlığa gelmesiyle başlayan süreç, 26 yıllık Süper Lig hasretini bitirdi, Avrupa kupalarına taşıdı ve Mario Balotelli gibi isimlerle dünya gündemine oturttu. Ancak bugün kulüp, eksi puanlarla 2. Lig’e düşmüş, borçları katlanmış ve geleceği belirsiz bir halde.

Her şey 1995’te Süper Lig’e veda ile başladı. Uzun yıllar alt liglerde debelenen, borç krizleri yaşayan, efsane başkan Bekir Çınar’ın fedakarlıklarıyla ayakta kalan Adana Demirspor, 2018’de Murat Sancak’la yeni bir sayfa açtı. Sancak, “yukarıdan gelen talimat” dediği bir görevle kulübe geldi. Futbol bilgisi sınırlıydı ama cebi doluydu. İlk başta kulüp 11 milyon euro borçla enkazdı; çalışanlar 9 aydır maaş alamıyordu. Sancak, Tanju Çolak’ı sportif direktör, Metin Korkmaz’ı danışman yaptı. Transferler geldi: Anderson, Batuhan Karadeniz, Tayyip Talha… Playoff hayal kırıklıkları yaşandı ama pes edilmedi.

Üçüncü sezonunda Samet Aybaba’yla gelen şampiyonluk, 26 yıllık hasreti bitirdi. Taraftarlar davul zurnayla sokaklara döküldü. Süper Lig’e çıkışla birlikte “sükseli” transfer politikası devreye girdi. Balotelli başta olmak üzere Belhanda, Akintola, Vargas, Muric… Yıldızlar Adana’ya geldi, dünya basını şehre döndü. Montella’yla oyun kimliği oturdu, 4. sıra ve Avrupa hakkı kazanıldı. Başkan Sancak’ın telefonu herkeste vardı; hakemlere isyan eder, sosyal medyada aktifti. Taraftarlar mutluydu.

Ama sürdürülebilirlik yoktu. Finansal planlama yerine “Konferans Ligi’ne kalırsak borç öderiz” mantığı hâkimdi. Playoff’ta penaltılarla elenince kasaya sadece 1 milyon euro girdi. Yıldızlar elden çıkarıldı, maaşlar ödenemedi. Kluivert döneminden sonra Onyekuru krizi, tartışmalar… 2023-24’te 12. sıra, ardından istifa. Gençlere dayalı kadroyla 1. Lig’e düşüş, rekor puan silmelerle 2. Lig’e… Bugün kulüp eksi 28 puanla 1. Lig’de (2025-26 sezonu) son sırada, iki yılda iki küme düşüşü yaşadı. Borç 884 milyon TL’den (yaklaşık 18-20 milyon euro) başlayıp katlandı; FIFA dosyaları 46’ya kadar çıktı, son dönemde 27’ye düştü ama transfer yasağı ve cezalar devam ediyor. Vergi borçları, haciz riskleri cabası.

Neden bu kadar hızlı çöküş? Tek sebep Sancak’ın “işlerim bozuldu, para aktaramadım” demesi değil. Kulüp şirket gibi yönetildi ama sivil toplum kuruluşu olduğu unutuldu. Tek adamcılık, keyfi kararlar, PR odaklı yıldız transferleri (ego çatışmaları, yüksek maliyetler), kurumsallaşamama, sekiz teknik direktör değişikliği, 102 transfer… Futbol “Kurtlar Vadisi” gibi; menajerlik komisyonları, bonservisler trilyon dolarlık bir dünya. Metin Korkmaz gibi isimlere emanet edilen kasalar riskliydi.

Başkanın dönüşümü de etkili: İlk yıllardaki sempatik Sancak, yerini sert söylemlere, FETÖ-MHK-TFF suçlamalarına, devlete isyana bıraktı. Taraftarla kavga, sosyal medya hesaplarının yorumlara kapatılması, amigolara para iddiaları… Seyirci 16 binden 400’lere düştü.

En acı gerçek: Adana’nın desteği eksikliği. 90’lardan beri kulüp birkaç kişinin sırtında taşındı. Sanayiciler, iş insanları, STK’lar, siyasiler sırt döndü. Sancak bile “söz veren iş adamları tutmadı” dedi. Diğer şehirlerdeki birliktelik burada yok. Hasan Şaş’ın “Kulübün 40 milyon borcu var” sözüne Sancak’ın “Adana’ya ne faydan oldu?” cevabı, kentteki kopukluğu özetliyor.

Temmuz 2025’te başlayan “Yaşasın Demirspor” kampanyası umut oldu. Taraftarlar “Geçmişten ders alarak planlı anlayış” dedi, taşın altına el koydu. Ancak borç SMS’lerle kapanacak cinsten değil; şehirden güçlü destek şart.

Sancak cezaevine girdi, tahliye oldu (ev hapsi), kulübü taraftara devrettiğini söyledi. Helallik istedi. Ama yaralar derin. Siyasi boyut da var: “Devlet büyüğünün talimatıyla geldim” sözü, Ömer Çelik’in açıklamaları, protestolar… Kulüp özgür olduğunu iddia etse de algı farklı.

Adana Demirspor’un hikayesi uyarıcı: Yıldızlarla parlamak güzel ama sürdürülebilirlik, kurumsallık, mali disiplin ve şehir dayanışması olmadan mutlu son yok. Kent bir araya gelmezse, bu çöküş Çukurova futbolunu daha uzun süre etkileyecek. Umarım “Mavi Şimşekler” küllerinden doğar. Çünkü Adana, bu tutkuyu hak ediyor.

Kaynak: MR Manager Youtube kanalı

Exit mobile version