Mardinspor – Fatih Karagümrük Maç Sonu: Mardinspor’da Galibiyet Hocanın Değil, Yönetimin

Mardinspor – Fatih Karagümrük Maç Sonu: Mardinspor’da Galibiyet Hocanın Değil, Yönetimin
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2110763427652100096

Mardinspor – Fatih Karagümrük Maç Sonu

(Mardinspor’da Galibiyet Hocanın Değil, Yönetimin)

Mardinspor’un son iki karşılaşmada aldığı galibiyetler, doğrudan yönetimin başarısı olarak yazılmalı.

İlk maçında ayağının tozuyla Bursaspor deplasmanına çıkan teknik direktör, bizi şaşırtacak bir şey yapmadan, karşılaşmanın gerektirdiği oyunu oynatarak kazandı. O gün Mardinspor mağlup olsaydı bile ortaya koyduğu oyuna baktığımızda “Bu takım nasıl kaybetti?” diye şaşıracağımız bir durum olmayacaktı.

Karagümrük maçında ise yeni hocayla birlikte organizasyon tarafında ne göreceğimizi merak ediyordum. Dimitrov’un erken golü oyunun hikâyesini tamamen skoru korumaya çevirdi. Burada Mardinspor’un zaten güçlü savunma alışkanlıklarına sahip bir takım olduğunu unutmamak lazım. Yeni hoca kötü savunma yapan bir takıma gelmedi; doğru duran ama hücum üretkenliğinde ciddi problemleri olan bir takımı devraldı.

Ancak bugün Mardinspor’un geçmiş maçlara göre merkezinin çok daha kolay geçildiğini, savunmada alıştığımız kadar doğru konumlanmadığını ve hücum üretkenliğindeki sorunun da devam ettiğini gördük. Sonrasında yapılan değişiklikler de beni fazlasıyla şaşırttı; takımın oyunu daha da geriye gitti. Yani skor olumlu olsa da oyun tarafında aynı şeyi söylemek zor.

Mardinspor’un bugün kendi sezonunun en zayıf oyunlarından biriyle kazandığının farkında olması gerekiyor. Çünkü galibiyet değerli ama skoru oyun kalitesinin önüne koyarsan, ilerleyen haftalarda benzer performansların seni aynı sonuca götürmeme ihtimali çok yüksek.

Mardinspor yönetimine gelirsek, sezon başında yapılan transferlerin ne kadar doğru ihtiyaçlara karşılık verdiğini konuşmak lazım. Dimitrov’u transfer ederek doğrudan birebir tehdit satın aldılar. Oyuncu rakibini yatırıp kaldırmaya, bireysel kalitesiyle savunmanın dengesini bozmaya ve skor üretmeye devam ediyor. Hücum organizasyonunda problem yaşadığın anlarda bile Dimitrov gibi bir oyuncunun varlığı, tek bir aksiyonla maçın hikâyesini değiştirebiliyor.

Teklic transferiyle ise teknik kalite ve saha içi akıl kazandılar. Oyuncunun yalnızca top ayağındayken yaptıkları değil, hücumun farklı bölümlerinde çözüm üretebilmesi de fazlasıyla değerli. Hem bağlantı kalitesi hem de savunma arkasına yaptığı koşularla her maç farkını hissettiriyor. Topu almak için doğru bölgeye gelen, ardından rakibin arkasını da tehdit edebilen bir oyuncuya sahip olmak, Mardinspor’un hücumdaki seçeneklerini artırıyor.

Kayode transferi de aynı şekilde önemliydi. Mardinspor, santrfor bölgesine yaptığı bu hamleyle sürekli statik kalan bir oyuncuyla oynamak zorunda olmaktan kurtuldu. Dimitrov’un birebir kalitesi, Teklic’in oyun aklı ve Kayode’nin hareketliliği düşünüldüğünde yönetimin hücum hattına kazandırdığı oyuncuların ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Bir de henüz bu hikâyeye dahil olamayan Wilks var. Giremedi, girecek mi, giremeyecek mi? Bunların hepsi şimdilik soru işareti. Ancak transfer gündeme geldiğinde de söylemiştim: Wilks gibi bir oyuncu masaya gelirse alırsın. Geçen sezon bize hayal ettirdiği şeyleri unutmak mümkün değil. Şimdi önemli olan, o oyuncudan ne kadar katkı alınabileceğini görmek.

Karagümrük tarafına gelirsek…

Karşılaşma öncesinde teknik direktörle yolların ayrıldığını öğrendik. Ancak görevine devam etseydi de Karagümrük’ün ortaya koyabileceği oyunun bundan çok daha fazlası olacağını düşünmüyorum.

Sezon başından bu yana takımın oyunundaki yetersizlikleri anlatıyoruz. Karagümrük’ün artık mutlaka çok doğru bir teknik direktör tercihinde bulunması gerekiyor.

Stanojevic’in ayrılırken takımın üzerinde adeta ölü toprak bıraktığını da unutmamak lazım. Karagümrük’ün bu sezon kaybettiği puanların büyük bölümünde rakiplerin olağanüstü oyunlarından söz etmiyoruz.

Karagümrük’ün puan kayıplarının temelinde rakiplerinin oynadığı güçlü futbol değil, kendi oynayamadığı futbol var. Kadronun sahip olduğu kaliteyle sahada ortaya koyduğu oyun arasındaki fark, sezon başından bu yana kapanmıyor.

Benzer Yazılar