Bursaspor 2009-10: 33 Yıl Sonra İkinci Anadolu Şampiyonu
Yeşil-Beyazların Bahar Akşamı
Bir kupa kazanmak için bazen bütün bir sezon yetmez — bir kuşaklık bekleyiş yeterli olmaz. Bursaspor 2009-10 sezonunda bu denklemi tersine çevirdi: 33 yıl arada bırakıldı, sonra 90 dakikada hesap görüldü. Yeşil-beyazlılar, ikinci Anadolu şampiyonu oldu.
Trabzon’dan Bursa’ya 33 yıl
1975-76’da Trabzonspor İstanbul tekelini kırdığında, Anadolu için bir kapı açıldı. Sonra 8 yıl boyunca o kapıyı sadece Trabzon kullandı. 1984’ten sonra ise kapı yine kapandı — şampiyonluk İstanbul’un üç büyüğüne döndü. Bursaspor 2009-10’a kadar o kapının önünde bekleyen onlarca Anadolu kulübünden biriydi.
Trabzon 1976 ile Bursa 2010 arasında
Türk futbolunun en uzun “Anadolu boşluğu”. 33 yıl boyunca lig kupası İstanbul kulüpleri arasında dolaştı. Sivasspor 2008-09’da yaklaştı, son haftaya kadar ikinciliği taşıdı ama eşiği aşamadı. Bir sezon sonra Bursaspor o eşiği aştı.
1963Bursaspor kuruluyor
1 Haziran 1963’te Bursa’nın altı amatör kulübünün birleşmesiyle kuruldu. Şehir uzun süredir bir Süper Lig kulübü bekliyordu. Yeşil-beyaz renkler şehrin sembolüne dönüştü.
1970’ler-2000’lerİstikrarsız yıllar
Bursaspor 50 sezon Süper Lig’de mücadele etti — ama şampiyonluk uzaktı. 1971-72 ve 1973-74’te üçüncülük, 1975-76 ve 1979-80’de ikincilikler vardı. Ardından on yıllar boyunca orta sıralar, zaman zaman küme düşme tehlikesi.
Bursaspor’un 2009-10 öncesi vitrini, sadece eski Türkiye Kupası finalleri ve birkaç ikinciliğe açıktı. Şampiyonluk için yeni bir kuşak ve yeni bir teknik adam gerekecekti.

Ertuğrul Sağlam’ın takımı
Sezon başında Bursaspor’un adı şampiyonluk listelerinde geçmiyordu. Ertuğrul Sağlam ikinci yılındaydı, takımı bir önceki sezon beşinci bitirmişti. Şampiyonluk yarışı değildi, Avrupa kupaları hedefti. Sezon başlayınca tablo değişti.

Sezon ÖncesiSessiz hazırlık
Sağlam tipik bir mücadeleci-teknik adam değildi — sahanın dışında sakin, sahanın içinde disiplinli. Forma şansı bulan oyuncular sabit kalmıştı. Transferler büyük ses getirmedi: kadronun çekirdeği zaten oradaydı.
“Hazırlık kampını hatırlıyor musun? Kimsenin beklemediği iki ay geçirdik. Sonra Ağustos geldi, oyun yerine oturmuştu.”
Kalede Bulgar Dimitar Ivankov — sezonun en sessiz omurgası. Stoperde Ali Tandoğan, Bekir Ozan Has, Serdar Aziz. Orta sahada Arjantinli Pablo Batalla ve İsviçreli Sırp Ivan Ergić takıma teknik kaliteyi getirdi. Forvet hattında 19 yaşındaki Sercan Yıldırım yeni nesil için bir vitrin oldu.
Pablo Batalla orta sahanın oyun kurucusuydu — kısa, hızlı, vizyonu yüksek. Ivan Ergić savunmaya doğru çalışan zekâ. Ozan İpek ve Hüseyin Çimşir maç boyu mesafe kat eden adamlar. Sercan Yıldırım’ın 19 yaşıyla başlattığı gol katkısı ise sezonun keşfi oldu.
Kadronun şampiyonluğa hazır olduğu cümlesini kimse kurmamıştı sezon başında. Sezon ortasında herkes kuruyordu.
Ekim 2009, Bursa
Fenerbahçe’yle puan puan
Sezon ilerledikçe Bursaspor zirveye oturdu. Fenerbahçe ile arada bazen 5 puan açıldı, bazen kapandı. Ligin son 10 haftasında iki takım birbirini takip etti. Beşiktaş ve Galatasaray formdan düşüncede, yarış yeşil-beyazlılar ile sarı-lacivertliler arasına sıkıştı.
Mart-Nisan 2010Son 10 hafta
Bursaspor sahasında Fenerbahçe’yi 2-1 yendi (24 Ocak 2010, Bursa Atatürk Stadyumu) — şampiyonluk yarışının kilometre taşlarından biri. Sonraki haftalarda iki takım da puan kaybetti ama Bursaspor bir buçuk haftada birden Fenerbahçe’nin yarım puan önüne geçti.
Lig kaderini son 90 dakikaya bıraktı. İki takım son hafta farklı kulvarlarda oynayacaktı: Fenerbahçe Trabzonspor’u Kadıköy’de ağırlayacak, Bursaspor İnönü’de Beşiktaş ile karşılaşacaktı.
HesapSadelik
Hesap basitti — eğer Bursaspor kazanır ya da Fenerbahçe ile aynı sonucu alırsa, kupa Bursa’ya giderdi. Averajda Bursaspor öndeydi. Cumartesi gecesi iki şehrin gözü saatlere takıldı.
Yeşil-beyazlı bir taraftarın evinde radyo açıktı, gözü İnönü’deki maçta, kulağı Kadıköy’deki maçta.
16 Mayıs 2010, Bursa
16 Mayıs 2010 — son düdük
İnönü Stadyumu’nda Beşiktaş Bursaspor’u ağırladı. Maç başlamadan evler dolu, kahveler dolu, sokaklar bekliyor. Bursa’da bir kuşak için son şans olabilirdi bu akşam. Veya yeni bir başlangıç.
İlk YarıBeşiktaş öne geçti
Maçın açılış golünü Beşiktaş attı. Bursa’da nefesler tutuldu. Fenerbahçe’nin Kadıköy’deki maçı ne durumda — radyo bilgisi gecikiyor, kahvelerde tartışma sürüyordu.
İkinci YarıYeşil-beyaz geri döndü
Bursaspor önce eşitledi, sonra galibiyet golünü buldu. İnönü’nün yeşil-beyazlı tribünü tek bir nefes oldu. Skor 2-1 Bursaspor.
90+Düdük
Son düdüğün sesi sahaya değil, Bursa’ya düştü. Atatürk Stadyumu’nun çevresine toplanan binlerce kişi haberi alır almaz şehri sokağa döktü. Bursa, kupayı kazanmıştı.
Kadıköy’de o akşam Fenerbahçe’nin maçı da bittiğinde, kupa İstanbul’a gitmiyordu. Bursa’ya gidiyordu — 33 yıl sonra Anadolu’ya.
Anadolu hattının ikinci halkası
Bursaspor’un şampiyonluğu sadece bir kulüp başarısı değildi. Türk futbol haritasının yeniden çizildiği bir akşamdı. Anadolu’da bir şehir, “biz de yaparız” cümlesini kupayla ispat etti.
Trabzon’dan sonra ikinci kulüp
1976’da Trabzon’un açtığı kapıyı 33 yıl sonra Bursaspor da kullanmıştı. İki şampiyonluk arasında geçen süre tek bir kuşak değil, neredeyse iki kuşaktı. Anadolu için “biz de Süper Lig şampiyonu oluruz” cümlesi bir defa daha geçerli oldu.
Bir sezon sonra Şampiyonlar Ligi
Bursaspor 2010-11 sezonunda Şampiyonlar Ligi gruplarına çıktı — Manchester United, Valencia ve Rangers ile aynı kuraya düştü. Anadolu için tarihi bir gece dizisi. Puan alamadan grup elenmesi geldi ama Bursaspor Avrupa’nın en üst masasında oturmuştu.
Bursa, 2010