Göztepe – Gaziantep FK Maç Sonu (Lis Gitti Güven, Heliton Gitti Liderlik, Romulo Gitti Hayal!)

Göztepe – Gaziantep FK Maç Sonu (Lis Gitti Güven, Heliton Gitti Liderlik, Romulo Gitti Hayal!)
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Göztepe – Gaziantep FK Maç Sonu

(Lis Gitti Güven, Heliton Gitti Liderlik, Romulo Gitti Hayal!)

Göztepe, kadrosunu upgrade edememenin bedelini ödüyor. Lis gidiyor, kalede güven duygusunu kaybediyorsun. Heliton gidiyor, savunma liderini kaybediyorsun. Dennis gidiyor, temas kaliteni kaybediyorsun. Olaitan gidiyor, dribbling kaliteni kaybediyorsun. Romulo gidiyor, sana hayal kurduran oyuncuyu kaybediyorsun. Giden oyuncuların yerine sadece yeni oyuncular koymak yetmiyor; kaybettiğin özellikleri de yerine koyman gerekiyor.

Oyuna geçmeden önce bazı bireysel performansları konuşmak şart. Arda Özçimen’i geçen sezon Bandırmaspor maçlarının tamamında seyretmiş biri olarak Luka’nın oynayıp Arda’nın yedek kalmasını yalnızca teknik tercihle açıklamak benim için mümkün değil. Arda, geçen sezon ortaya koyduğu performansla bu sezon Süper Lig’de ısrar edilmesi gereken oyunculardan biriydi. Eğer Arda’da ısrar etmeyeceksen de önüne soru işareti bu kadar yüksek bir kaleci almaman gerekiyor.

Savunma hattında da benzer bir durum var. Çok değil, iki sezon öncesine dönelim. O dönem Göztepe taraftarına “Stoperler içerisinde güven aralığı en düşük oyuncu kim?” diye sorsak büyük çoğunluk Bokele derdi. Burada Bokele’nin bugünkü gelişimini henüz göstermediği dönemden bahsediyorum. Savunmanın en zayıf halkalarından biri olarak görülen Bokele’nin, yanında oynayan stoperlerin de katkısıyla ciddi bir gelişim gösterdiğini gördük.

Bugün geldiğimiz noktada ise Göztepe savunmasının liderliği Bokele’ye kalmış durumda. Yanında şu an 1. Lig’e koysak dahi oynayacak seviyede olmadığını düşündüğüm genç Ege var. Bir diğer seçenek ise iyi stoperlerin yanında idare eder performanslar vermesine rağmen sosyal medyada yapılan güzellemelerle olduğundan çok daha iyi bir stoper gibi anlatılan Taha Altıkardeş. Taha hakkında daha önce de birçok kez yazdığım için bunun bugünkü kötü performansı üzerinden yapılmış anlık bir yorum olmadığının altını çizmek lazım.

Bu stoper hattının problem yaşamama ihtimali zaten yok.

Burada Bouajila üzerinden başka bir noktaya da değinmek istiyorum. Muğlaspor’a kiralık gönderilmeden önce kendisini izleme fırsatım olmamıştı. Sosyal medyadaki “uçuyor, kaçıyor” yorumlarından sonra 1. Lig’de açıkçası heyecanla izlemeyi bekledim. Ancak o seviyede bile ciddi problemler yaşadığını görüyoruz. Bunu anlatmamın sebebi şu: Giden badem gözlü olmasın. Oyuncu oradayken sahip olmadığı özellikleri gittikten sonra ona yüklemeyelim. Bugün 1. Lig seviyesinde dahi fark yaratamayan bir oyuncunun mevcut hâliyle Süper Lig’de Göztepe’ye katacağı büyük bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Fakat Göztepe’nin bugün kaybettiği en önemli şey yalnızca oyuncu kalitesi değil. Bana göre asıl kayıp ön alan baskısındaki iştah, kalite ve baskı şeması.

Geçmişte Göztepe iç sahada önde baskıya başladığında karşısında “Ben bu oyunu geriden kuracağım” diye ısrar edebilecek çok fazla takım yoktu. Bunu yapmaya çalışan dört büyüklerin bile nasıl dayak yediğini daha önce gördük. O baskı Göztepe’nin yalnızca savunma tercihi değildi; rakibe maçın nerede ve hangi şartlarda oynanacağını kabul ettiren en önemli silahlarından biriydi.

Bugün ise Gaziantep FK topu kenarlardan çok rahat şekilde çıkarabildi. Göztepe beki öne çıkarmıyor, stoperlerini kenardaki eşleşmelere göndermiyor ve çok stabil bir karşılama yapısıyla oynuyor. Topun sende daha az kalacağı, daha direkt bir oyunu tercih edebilirsin; buna saygı duyuyorum. Ama top rakibe geçtiğinde onu geri alma konusunda bu kadar pasif kalmana saygı duymuyorum. Çünkü o noktada direkt oyun bir tercihten çıkıp neredeyse yalnızca uzun topa dayanan bir plana dönüşüyor.

Göztepe dün akşam rakibi kendisinden çok daha iyi oynadığı için kaybetmedi. Kendi silahıyla vuruldu.

İlk gol bunun en net örneği. Gaziantep FK kendi yarı sahasından uzun oynuyor. Halil-Taha hava topunda Halil ilk mücadeleyi kazanıyor, devamında Ege’nin hatası geliyor ve skor 0-1 oluyor. Göztepe’nin rakiplerine yıllardır yaşattığı doğrudan oyun, ikinci top ve rakip hatasını cezalandırma hikâyesini bu kez Gaziantep FK ona yaşatıyor.

İkinci gol duran toptan geliyor. Ceza sahasını 10 kişiyle savunuyorsun, rakip kutunun içerisinde yalnızca beş oyuncuyla. Bu kadar büyük sayısal üstünlük varken hem alanı hem oyuncuyu kontrol edebilecek durumdasın. Buna rağmen rakibin o kafayı vurmasına izin veriyorsun ve skor 0-2 oluyor. Kalabalık savunuyorsun ama iyi savunmuyorsun. Sayısal üstünlüğün savunma kontrolüne dönüşmüyor.

Maç daha doğru düzgün oynanamadan 0-2’ye geliyor. Üzerine penaltıyı kaçırıp yeniden oyunun içerisine girecek fırsatı da değerlendiremeyince kaybediş hikâyesi tamamlanıyor.

Gaziantep FK tarafına gelirsek; “Orhan Ak gelirse düşeriz” diyenlerin şimdi hikâyeyi tam tersine çevirip destanlar yazmaya başlamasına da gerek yok. Biraz sakin olup oyuna bakmak lazım. Bugün teknik direktör değişikliğinin sonuca yansımasını gördük ancak henüz bunun oyun karşılığını görmedik. Bu ayrımı atlamamak gerekiyor.

Orhan Ak gelir gelmez ne değiştirdi, önce ona bakalım. Rôdai dönemindeki 5-2-3’ten 4-1-4-1’e geçti. Rôdai’de Arda yoktu, Orhan Ak’ta var. Rôdai’de Halil yoktu, Orhan Ak’ta var. Rôdai’de Meleke stoperdi, Orhan Ak onu 6 numaraya taşıdı. Sorescu kanat bekken doğrudan kanat oyuncusuna dönüştü. Kozlowski sağ içten sol içe geçti. Merkez kurgusu tamamen değişti.

Yani Orhan Ak yalnızca formasyonu değiştirmedi; oyuncuların saha içerisindeki rollerini ve takımın merkez yapısını da ciddi biçimde değiştirdi. Göreve gelir gelmez bu kadar fazla parçayla oynamak riskti. Hoca bu riski aldı.

Üstelik yalnızca bununla da yetinmedi. Göztepe deplasmanına beklemeye değil, oynamaya geldi. Erken bulunan iki gol de maçın hikâyesini tamamen onun istediği yere taşıdı.

Ancak Gaziantep FK için asıl değerlendirme bundan sonra başlayacak. Önümüzdeki haftalarda Orhan Ak’ın takımının top rakipteyken nasıl bir karşılama planı kurduğuna, top kendisindeyken nasıl ilerlemek istediğine ve bu yeni rollerin birbirini ne kadar tamamladığına iyi bakmak gerekiyor. Bu maç üzerinden o konularda kesin hükümler vermek doğru olmaz.

Çünkü karşılaşmanın duygusu ve gidişatı çok farklıydı. Erken gelen iki gol, kaçan penaltı ve bireysel hatalar oyunun önüne geçti.

Gaziantep FK’da hoca değişikliğinin skor karşılığını ilk maçtan gördük. Oyun karşılığını görmek için ise biraz daha beklemek gerekiyor.

1 Yorum

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar