Kocaelispor – Samsunspor Maç Sonu (Birebir Eşleşmelerin Savaşı)

Kocaelispor – Samsunspor Maç Sonu (Birebir Eşleşmelerin Savaşı)
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Kocaelispor – Samsunspor Maç Sonu

(Birebir Eşleşmelerin Savaşı)

Taktiksel anlamda müthiş bir karşılaşma oldu. Maçı da ilk yarı ve ikinci yarı olarak iki ayrı bölümde değerlendirmek gerekiyor.

Samsunspor’un 4-4-2 görünümlü yapısının topa sahipken 3-1-4-2’ye dönüştüğünü gördük. Samed iki stoperin soluna girerek ilk faz kurulumunu üçlüyor, önlerinde Celil konumlanıyor, iki bek çizgiye basıyor, iki kenar oyuncusu iç koridora giriyor, Jarju santrfor oynarken Sekongo’ya ise 9,5 diyebileceğimiz daha serbest bir rol veriliyordu.

Bu maç özelinde bunun çok doğru bir saha içi konumlanma olduğunu düşünüyorum. Çünkü Kocaelispor şu anda ligde birçok takımdan farklı olarak, top rakipteyken kendi beklerini rakibin kanat oyuncularıyla tamamen birebir eşleştiriyor. Üstelik bu takibi belli bir noktaya kadar yapıp sonrasında başka oyuncuya devretmiyorlar. Örneğin Emre’nin iyice merkeze girdiğini düşünün; Djiksteel onunla beraber içeri kadar takibe devam ediyor.

Tam burada Samsunspor’un iki kenar oyuncusunu içe sokarak kendi bekleri üzerinden Kocaelispor’un kanatlarına karşı oluşturabileceği önemli bir üstünlük vardı. Kocaelispor’un kanatları bek takibini genel olarak iyi yapıyor ancak Agyei faktörünü unutmamak lazım. Agyei’nin takip devamlılığında ciddi problemleri var ve maçın ilerleyen bölümünde bunun karşılığını da gördük.

Samsunspor’un hücumdaki diğer doğru tercihlerinden biri de iki hızlı oyuncuyla başlamasıydı. Maglica’nın ağırlığı ve Zoukrou’nun özellikle hamle zamanlaması konusunda yaşadığı problemler düşünüldüğünde, rakip stoperleri hız üzerinden zorlamaya çalışmak mantıklı bir tercihti.

Top Kocaelispor’dayken ise sahanın neredeyse her bölümünde birebir eşleşen bir Samsunspor izledik. Sekongo sol stopere, Jarju sağ stopere çıkarak yüksek şiddetli ön alan baskısını başlatıyor; stoperlerden birinin de merkeze çıkmasıyla yapı çoğu zaman 3-4-1-2 baskısına dönüşüyordu. Samsunspor bunu ilk yarıda kusursuza yakın yaptı. Kocaelispor bu baskıdan pasla çıkamadı.

Fakat Kocaelispor’un bu tip birebir baskılara karşı aslında bir B planı olduğunu Başakşehir maçında görmüştük. Başakşehir’in de Samsunspor’a benzeyen bir baskı planı vardı. Kocaelispor o maçta santrforda Agyei ile başlamak zorunda kalmış, rakip sahadaki 3’e 3 eşleşmeyi uzun oynayarak aşmaya çalışmıştı. Plan, Agyei’nin hava topunu kazanması ve düşen ikinci topların toplanması üzerine kuruluydu. Ancak Başakşehir stoperleri Agyei’ye ciddi üstünlük kurunca bu plan işlemedi. Ben de o maç sonu yazısında, Agyei yerine farklı özellikleri olan bir santrforla bu planın daha fazla karşılık bulabileceğini söylemiştim.

Kocaelispor’un golü de tam olarak buradan geldi. Kocaelispor Aye’ye uzun oynadı, Aye hava topunda Yunus Emre’ye üstünlük kurdu, düşen topu Sousa aldı. Yunus Emre tehlikeyi sezmesine rağmen aksiyon anında eli ayağına dolanınca skor 1-0’a geldi. 25 dakika boyunca kusursuza yakın uyguladığınız birebir baskının karşılığını alamayıp, gerideki 2’ye 2 eşleşmede rakibin üstünlük kurduğu tek sekanslardan biriyle geriye düşmek Samsunspor adına gerçekten çok ağır oldu.

O golde başka önemli bir ayrıntı daha var. Agyei maça sol kenarda, Sousa ise sağ kenarda başlamıştı. 24. dakikada Selçuk Hoca kenardan talimat vererek iki oyuncunun yerini değiştirdi. Bu hamlenin temel sebebinin hücum üretkenliği olduğunu düşünmüyorum. Agyei’nin Mendes’i takip etme kalitesinden memnun kalmadığı için bu değişikliği yaptı. Ancak değişiklikten hücum tarafında da katkı aldı. Çünkü düşen topa gitme ve ikinci aksiyonu sezme konusunda Sousa ile Agyei arasında ciddi bir fark var.

1-0’dan sonra Samsunspor’un direkten dönen pozisyonuna bakıldığında da yine Agyei’nin savunma takibindeki problemi görülüyor. Kendi rakibini Zoukrou’ya devretmeden bırakıp başka oyuncuya yöneliyor. Dolayısıyla burada sadece koşu meselesi değil, eşleşmeyi ne zaman bırakacağını ve ne zaman devredeceğini doğru okuyamama problemi var.

Samsunspor’un ilk yarıyı 1-0 geride tamamlamasını futbol şanssızlığıyla mı, yoksa oyuncu kalitesindeki eksiklikle mi açıklamak gerekir, o ayrı bir tartışma. Ancak skor ne söylerse söylesin, ilk yarıda Kocaeli deplasmanında kusursuza yakın bir Samsunspor izledik. Skoru alamamış olmak, oyunun kötü olduğu anlamına asla gelmez.

İkinci yarıya Selçuk Hoca yine çok doğru iki değişiklikle başladı. Agyei ve Uğur çıkarken Sissokho ile Baku oyuna girdi. Kocaelispor’un savunma disiplini değişikliklerden sonra da kusursuza yakın şekilde devam etti. Samsunspor ise ilk yarıda yaptığı yüksek şiddetli baskının fiziksel bedelini ikinci yarıda her geçen dakika daha fazla hissetmeye başladı. Burada kulübedeki hamle gücünün yetersizliğinin yansımasını da çok net gördük.

İkinci yarıda Sekongo biraz daha merkeze inerek bağlantıya dahil olmaya çalıştı ancak Kocaelispor stoperleri birebir takipten vazgeçmedi. Kocaelispor gerçekten rakip açısından fazlasıyla rahatsız edici bir savunma biçimine sahip. Bu ligde Kocaelispor’a karşı geriye düşmek hiçbir takımın isteyeceği bir senaryo değil; çünkü bir kez eşleştiler mi yapışıyorlar ve bırakmıyorlar.

Bu savunma biçiminin çok önemli bir riski var. Baskıya çıkış zamanlaması veya temas kalitesi biraz aksadığı anda arkanızda çok büyük alanlar bırakabilirsiniz. Ancak Selçuk Hoca oyuncu grubunu bu konuda fazlasıyla ikna etmiş durumda. Sahada kimse “baskı yapıyormuş” gibi davranmıyor. Oyuncu gerçekten baskıya çıkıyor, gerçekten temasa giriyor ve eşleşmesini sonuna kadar sürdürüyor. Bu kadar agresif birebir eşleşmeleri takım hâlinde yaptırmak hiç kolay değil. Bu konuda Selçuk Hoca’yı özellikle tebrik etmek gerekiyor.

Samsunspor tarafında ise benim kafamda en fazla kalan nokta iki santrforun rakip stoperlerin kucağında fazla uzun süre bırakılması oldu. Kocaelispor beki Samsunspor’un kanat oyuncusuyla birlikte içeri gittiğinde kenarda boşalttığı alanlara santrforlardan birinin mutlaka devrilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Böyle bir durumda iki ihtimal ortaya çıkacaktı. Kocaelispor stoperi santrforu kenara kadar takip ederse merkezde büyük bir boşluk açılacak ve o alana Yalçın’ı veya bek oyuncusunu soktuğunuz anda Kocaelispor’un birebir eşleşme düzenini ciddi şekilde bozabilecektiniz. Stoper santrforu takip etmezse de santrforunuz kenarda çok daha rahat topla buluşacak, üstelik ceza sahasında diğer oyuncularınızla kalabalığı koruyarak hücumu devam ettirebilecektiniz.

Bu yüzden benim için maç biraz da “Samsunspor bunu deneseydi ne olurdu?” sorusuyla bitti. Kocaelispor’un bu kadar katı birebir eşleştiği bir yapıya karşı rakibi yalnızca pasla değil, oyuncuların başlangıç pozisyonlarını değiştirerek ve eşleşmeleri farklı bölgelere sürükleyerek de bozmak gerekiyordu.

Yine de Samsunspor’u bu kadar eksiğine rağmen ortaya koyduğu oyun nedeniyle tebrik etmek lazım. Özellikle ilk yarıdaki baskı organizasyonu, takım boyu ve birebir eşleşmelerin uygulanma kalitesi çok değerliydi.

Kocaelispor tarafında ise yerel medyanın Selçuk Hoca’ya özellikle bek ve kanat oyuncularının rakiplerini takip etme prensiplerini sorması gerektiğini düşünüyorum. Bu takiplerin nerede başladığı, oyuncuların ne kadar süre eşleşmeye devam ettiği ve hangi durumda devredildiği çok merak ettiğim konular. Çünkü dışarıdan bakıldığında basitçe “adam adama savunuyorlar” denilip geçilecek bir yapı değil. Zamanlaması, koordinasyonu ve oyuncu iknası hiç kolay işler değil.

Samsunspor’un topa sahipken saha içi konumlanmasını ve top rakipteyken yaptığı birebir baskı organizasyonunu görsele bırakıyorum.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar