Muğlaspor–Boluspor: Bu Boluspor’a karşı bile kalite farkı yoksa…
Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk
Muğlaspor – Boluspor Maç Sonu
(Bu Boluspor’a Karşı Bile Kalite Farkı Yoksa…)
Muğlaspor, “Kazanırsa normal, kazanamazsa olay olur” diyebileceğimiz bir karşılaşmaya çıktı. Boluspor’un üç haftadır ortaya koyduğu kötü oyundan ve kadro kalitesindeki ciddi problemlerden zaten bahsediyorum. Dolayısıyla Muğlaspor’dan yalnızca bu maçı kazanmasını değil, rakibine karşı belirli bir oyun ve kalite üstünlüğü kurmasını da bekliyordum.
Skor olarak kazandı ama beni asıl düşündüren taraf tam olarak burası: Muğlaspor’un kadro kalitesini Boluspor’a karşı bile belirgin şekilde hissedememiş olmamız. Bu maç bir kaza golüyle 0-1 başlasa veya Muğlaspor 1-0 öndeyken Boluspor’un 2-3 kez tehdit oluşturduğu bölümde skor 1-1’e gelse, Muğlaspor’un kazanamamasına şaşırmayacağımız bir oyun vardı. Sonuç doğru olabilir ama oyunun verdiği mesaj, skor kadar rahatlatıcı değil.
Üstelik elimizde çok yakın tarihli bir karşılaştırma var. Geçen hafta Muğlaspor gibi bu lige yeni yükselen Mardinspor’un Boluspor’a karşı kurduğu üstünlüğü, sahaya koyduğu kalite farkını gördük. Bu hafta ise Muğlaspor’un bu Boluspor’a karşı bile kadro kalitesinin tıkandığı anlara şahit olduk. Benim için maçın asıl alarm veren tarafı burası.
O yüzden artık transfer dönemini tek tek sorgulamak gerekiyor.
Geçen sezon kalecin İsmet’ti, bu sezon Ekrem’i aldın. Daha iyisini mi aldın? Kesinlikle hayır. Geçen sezon beklerin Semih ve Serhat’tı, bugün Bilal ve Ali var. Burada bir upgrade var mı? Sağ taraf için kesinlikle söyleyemem, sol taraf için hadi biraz daha zaman tanıyalım.
Stoperde ise geçen sezon Mehmet Yiğit vardı, bu sezon Del Pino var. Mehmet Yiğit’in ölüsü bu oyuncunun önünde. Burada bırakın kadroyu yukarı taşımayı, geçen sezon sahip olduğun seviyeyi dahi koruyamamış görünüyorsun.
Merkeze gelelim. Abdurrahman Canlı’nın yerine aldığın hangi oyuncu bugün Abdurrahman’dan daha iyi? Temas kalitesi üzerinden zaten Abdurrahman’ın getir-götürünü yapamıyorlar. Topa sahip olunan oyunda fark yaratacak oyuncular olduklarını söyleyeceksek de dört haftadır o ekstraları göremedik. Yani bir tarafta fiziksel ve temas kalitesinden kaybediyorsun, diğer tarafta bunun karşılığını oyun kurulumunda belirgin bir kalite artışıyla da alamıyorsun. O zaman değişimin Muğlaspor’a ne kazandırdığını sormak gerekiyor.
Kanatlarda da benzer bir soru var. Sedat ve Enes’ten daha mı yetenekli oyuncular? Eğer geçen sezonun üzerine çıkmak amacıyla kadro yeniliyorsan, değişimin yalnızca isimlerde değil oyuncu kalitesinde de karşılığı olması lazım. Şu ana kadar Muğlaspor’da bunu yeterince göremiyoruz.
Yalçın Koşukavak’la ilgili yıllardır konuşulan bir algı var: Sezon içerisinde kendi kurmadığı bir kadroya gelirse başarılı olur, sezon başında gelip kadro planlamasının içerisine dahil olursa aynı başarıyı bekleme.
Bu transferlerin tamamının hocanın onayıyla yapıldığı söyleniyorsa o zaman “Kadromuz kısıtlı.” edebiyatını da bir yerde bırakmak gerekiyor. Kadroda 4-5 oyuncu dışında, alınan isimlerin büyük bölümünde ciddi problem var.
Geçen sezon 2. Lig’de yapılan kadro planlaması bana göre çok daha doğruydu. Dün akşam sen toplama bir Boluspor kadrosuna karşı bile sahaya net bir kalite farkı koyamıyorsan…
Vah ki ne vah.