Muğlaspor – Bursaspor Maç Sonu: Senden Bir Tane Daha Yok — Iheanacho

Muğlaspor – Bursaspor Maç Sonu: Senden Bir Tane Daha Yok — Iheanacho
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2110812882011054552

Muğlaspor – Bursaspor Maç Sonu

(Senden Bir Tane Daha Yok: Iheanacho)

Muğlaspor – Bursaspor, Kutay Tok analiz görseli
Görsel: Kutay Tok / X
Muğlaspor – Bursaspor maç görüntüsü
Video karesi: Kutay Tok / X

Maçı ilk yarı ve ikinci yarı olarak iki ayrı bölümde incelemek gerekiyor. Geçen hafta kaybedilen maçın ardından Bursaspor’dan güçlü bir reaksiyon beklerken, ilk 45 dakikada kaybetme korkusunun kazanma duygusunun önüne geçtiği belki de sezonun en kötü Bursaspor’unu izledik. İlk yarıyı 0 şut, 1 RCS ve korner dahi kullanamadan tamamlayan bir takım vardı. Bursaspor kendi oyununun fazlasıyla uzağındaydı.

Bu maçtan sonra mutlaka “Deplasmanda böyle oynanır” diyenler olacaktır. Hayır, deplasmanda ilk yarıdaki gibi oynarsan kazanamazsın. İkinci yarıdaki gibi Bursaspor formasının gerektirdiği cesareti gösterip oyunu oynarsan kazanırsın.

Haftalardır Muğlaspor’u yenmek için önce Yalçın Koşukavak’ı yenmek gerektiğini söylüyorum. Bunun en önemli nedeni, Yalçın Hoca’nın takımlarının maçın temposunu istediği seviyeye çekebilmesi. Oyun onun istediği ritimde devam ettiğinde Muğlaspor’a karşı pozisyon üretmek fazlasıyla zorlaşıyor.

İlk yarıda bunun çok net örneğini gördük. Muğlaspor 5-2-3 karşılamasında devir teslimleri son derece doğru yaptı. Top çizgiye geldiğinde bek zaten çizgideki oyuncuya yakın olduğu için baskıya çıkıyor, stoper ise o anda kenardaki oyuncuyu devralıyordu. Bursaspor her kenara gidişinde aynı savunma mekanizmasıyla tekrar geriye püskürtüldü. İlk 45 dakika boyunca neredeyse aynı senaryoyu tekrar tekrar izledik.

Muğlaspor’a karşı galibiyet formülü ise hep söylediğim gibi tempodan geçiyor. Tempo yükseldiğinde, orta sahalar daha hızlı geçildiğinde ve oyun biraz kaosa döndüğünde Muğlaspor bireysel hataya çok daha açık bir takım hâline geliyor. İlk yarıda ise Bursaspor tam tersine rakibin istediği oyunu oynadı. Yedi yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki dedesine kadar ilk 45 dakikadan memnun kalan bir Bursasporlu olduğunu sanmıyorum.

İkinci yarıda ise maçın akışını değiştiren iki önemli kırılma anı vardı.

İlki 47. dakikada geldi. Çelhaka, üzerinde hiçbir baskı yokken ayağındaki topu doğrudan Lincoln’e gönderdi. Çok basit bir pas hatası. Pozisyonun devamında kaleci ve direk karışımından kazanılan korner, ardından gelen gol ama ofsayt kararı… Burada sonuçtan daha önemli olan detay, Bursaspor’un maçta ilk kez rakip sahaya bu kadar kalabalık gelmesiydi. Ceza sahasında beş Bursasporlu vardı.

Bu pozisyon Bursaspor’a cesaret verdi. Gole kadar geçen yaklaşık 13 dakikalık bölümde iki pozisyon daha üretildi, tempo yükseldi, merkez daha hızlı geçilmeye başladı ve Muğlaspor oyuncularının bireysel hataları ortaya çıkmaya başladı. Bursaspor ilk kez oyunu Yalçın Koşukavak’ın istediği ritimden çıkardı.

İkinci kırılma noktası ise tamamen saha içi konumlanmasıyla ilgiliydi. Geçen hafta beklerden birini sürekli stoperleştirip 3+1 ya da 3+2 üzerinden oyun kurma ısrarına neden bu kadar bağlı kalındığını sorgulamıştım. İki beki de çok yükseltmeden çizgiye basıp 2+3 üzerinden kenarları kullanarak oyun kurulabileceğini söylemiştim.

İkinci yarıda buna çok daha yakın bir yapı gördük. Rahmetullah bekleşirken Lincoln derine gelip 6’laştı ve Bursaspor 2+2 üzerinden oyun kurmaya başladı. Bu değişim maçın kaderini doğrudan etkiledi. Halil’in santrforlaştığı, Eyüp’ün kendisini kenara attığı, Boutrah’ın yalnızca iç koridorda kalmayıp çizgiye de açıldığı çok daha hareketli bir Bursaspor ortaya çıktı.

İlk gol de bu saha içi değişimin doğrudan sonucuydu. Rahmetullah, Oğuzhan’ın önünde kalmak yerine arkasına sarktı. Ertuğrul bu koşuyu çok iyi gördü ve pası attı. Alihan koşulsuz şekilde Rahmetullah’a çıkınca arkadaki alan açıldı; Rahmetullah da Halil’i gördü ve pozisyon golle sonuçlandı.

Muğlaspor’un ilk yarıda kusursuza yakın işleyen “bek çizgideki oyuncuya çıkar, stoper kenardaki oyuncuya zıplar” savunmasının zayıf noktası da tam burada ortaya çıktı. Alihan yerinde kalsa problem olmayacaktı. Ancak Rahmetullah’ın bek arkasına yaptığı koşu devir teslimi bozdu ve ilk yarıda Bursaspor’u sürekli geri püskürten mekanizma bu kez kırıldı.


Aslında maçı şöyle özetlemek mümkün: Bursaspor oyunu yaklaşık 13 dakika gerçekten oynadı ve skoru 0-1’e getirdi.

Mesele de tam olarak burada. Oyunu oynamak gerekiyor.

Bursaspor ilk yarıdaki oyunuyla devam edip bu maçı yine 0-1 kazansaydı, benim gözümde korkak bir galibiyet elde etmiş olacaktı. Korkarak da maç kazanabilirsin ama sezonu korkak galibiyetlerle değil, cesur oyunlarla kazanırsın.

Bu yüzden ikinci yarı herkes için bir mesaj olmalı: Bursaspor oyunu oynamaya başladığında her şey güzelleşiyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar