Vanspor – Ümraniyespor Maç Sonu: Mustafa Gürsel’in Değişmeyen Hikâyesi
Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: https://x.com/KutayTokk/status/2112886618314989958
Vanspor – Ümraniyespor Maç Sonu
(Mustafa Gürsel’in Değişmeyen Hikâyesi)
Geçen hafta Pendikspor deplasmanında alınan değerli üç puanın ardından, bu hafta Ümraniyespor’un tam 55 dakika boyunca sunduğu fırsatları değerlendirememek Vanspor adına hiç olmadı. Üstelik rakibin sahaya çıkardığı kadro, savunma yerleşimi ve topa sahipken ortaya koyduğu oyun düşünüldüğünde, kazanmak için bundan çok daha elverişli şartlar bulmak kolay değil.
Ümraniyespor karşılaşmaya 4-4-2 düzeniyle başladı. Ancak top rakipteyken iki kenar oyuncusunun ve santrforların savunmaya neredeyse hiç destek vermediği, daralarak alanları kapatmadığı bir yapı vardı. Takım yalnızca altı oyuncuyla savunma yapmaya çalışıyordu. Üstelik merkezdeki Serkan-Djokanovic ikilisi de geniş alanları savunmakta problem yaşayan oyunculardan oluşuyordu. Vanspor’un bu kadar belirgin savunma zaafları bulunan bir rakibe karşı üstünlük kuramaması kabul edilebilir değil.
Geçen hafta etkili şekilde uygulanan ön alan baskısından neden vazgeçildi? Bu karşılaşmada da rakip önde karşılandı ancak baskının şiddeti ciddi şekilde azaldı. Peki, geçen haftaki istek ve coşku nereye kayboldu? Vanspor, Pendikspor karşısında ortaya koyduğu oyunun yarısını oynasa bu maçı kazanmaya çok daha yakın olan taraf olurdu. Hatta karşılaşmayı kendi seyircisi önünde oynayabilseydi kaybetme ihtimalinin çok ama çok düşük olacağını düşünüyorum.
Bunları söylememin nedeni, Ümraniyespor’un sahaya çıkardığı kadro, rakibi karşılama planı ve topa sahipken ortaya koyduğu oyun. Ümraniyespor, bana göre sezonun en kötü performanslarından birini sergilediği karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı. Rakip Vanspor yerine başka bir takım olsaydı bu maçı çok rahat kaybedebileceklerini düşünüyorum. Nitekim ikinci yarının hemen başında Vanspor yakaladığı net fırsatı değerlendirebilseydi karşılaşmanın hikâyesi yine bambaşka bir noktaya gidebilirdi.
İkinci yarıda Ümraniyespor’un savunma yerleşiminde bazı değişiklikler gördük. Melih’in biraz daha 10 numara pozisyonuna yaklaşmasıyla 4-4-2 karşılaması zaman zaman 4-2-3-1 ve 4-1-4-1 düzenlerine dönüştü. Ancak bu değişikliklere rağmen Ümraniyespor hatlar arasında çok fazla boşluk bırakmaya devam etti.
Vanspor’un asıl problemi ise bu boşluklardan yararlanabilecek bağlantıları kuramamasıydı. Özkan ve Mehmet ikilisinin hareketsizliği, ön taraftaki oyuncuların pas bağlantılarına katılmak için yeterince yaklaşmaması, rakibin bıraktığı alanların değerlendirilememesine neden oldu. Ümraniyespor sana merkezde ve hatlar arasında bu kadar fazla boşluk veriyorken bu alanları kullanamamak ciddi bir hücum organizasyonu problemi.
55.dakikada Melih-Berat değişikliği geldi. Bu değişiklikten yalnızca beş dakika sonra Berat’ın akıl dolu asistiyle Ümraniyespor 0-1 öne geçti. İşte o andan sonra karşılaşmanın hikâyesi yalnızca Vanspor’un kaçırdığı fırsatlardan ibaret olmaktan çıktı. Mustafa Gürsel’in teknik direktörlük kariyerinde sıkça gördüğümüz başka bir problem yeniden karşımıza geldi: İlk golü yediği maçlarda skoru çevirememek.
Bu konu üzerinde özellikle durmak gerekiyor. Çünkü Mustafa Gürsel’in Bandırmaspor dönemindeki sonuçları, ilk golü atan ve ilk golü yiyen takımlarının performansı arasında çok ciddi bir fark olduğunu gösteriyor.
Geçen sezon Bandırmaspor’un ilk golü yediği 13 karşılaşmada yalnızca 1 galibiyet ve 3 beraberlik alabildiğini görüyoruz. Bir önceki sezon, takımı play-off’a taşıdığı dönemde ise ilk golü yediği 17 maçın yalnızca 2’sini kazanabilmiş, 7’sinden beraberlikle ayrılmıştı. Yani bu problem yalnızca bugünkü Vanspor karşılaşmasına özgü değil.
Tablonun diğer tarafına baktığımızda ise bambaşka bir Mustafa Gürsel hikâyesi ortaya çıkıyor.
2024/25 sezonunda Bandırmaspor’un ilk golü attığı 22 maçta 18 galibiyet ve 3 beraberlik var. İlk golü atıp kaybettiği tek karşılaşma ise play-off finaliydi. Ne kadar dramatik bir son!
Yazının devamı: https://x.com/KutayTokk/status/2112886863899881954
Geçen sezon da benzer bir tablo görüyoruz. Bandırmaspor ilk golü attığı 20 karşılaşmada 15 galibiyet ve 4 beraberlik alırken yalnızca 1 kez mağlup oldu. Bu rakamlar, Mustafa Gürsel’in skor avantajını koruma konusunda ne kadar başarılı olabildiğini açıkça gösteriyor.
Ancak ilk golü yediğinde aynı başarıyı göremiyoruz. Öne geçtiğinde oyunu kontrol eden, skor avantajını koruyabilen takımlarla; geriye düştüğünde oyunun gidişatını değiştirmekte zorlanan takımlar arasında geceyle gündüz kadar fark var. Mustafa Gürsel’in teknik direktörlük hikâyesini değerlendirirken bu ayrımı mutlaka yapmak gerekiyor.
Bugün Vanspor adına asıl hayal kırıklığı ise yalnızca geriye düştükten sonra maçı çevirememesi değil. İlk 55 dakikada Ümraniyespor’un sunduğu bütün avantajlara rağmen öne geçmeyi başaramaması. Rakibin altı oyuncuyla savunma yapmaya çalıştığı, merkezde geniş alanlar bıraktığı ve hatlar arasında ciddi boşluklar verdiği bir karşılaşmayı kazanamıyorsan önce kendi oyunundaki eksiklikleri sorgulamalısın.
Pendikspor deplasmanındaki istekli ve agresif Vanspor’dan yalnızca bir hafta sonra bu kadar farklı bir takım izlemek düşündürücü. Ümraniyespor’un kötü oynayarak kazandığı bu karşılaşma, Vanspor açısından ise çok daha rahat kazanılabilecek bir maçın nasıl kaybedildiğinin hikâyesi oldu.
Mustafa Gürsel’in takımlarında ilk golün hangi kaleye atıldığı, yalnızca skoru değil, karşılaşmanın bütün hikâyesini değiştiriyor. Bugün de bu gerçeği bir kez daha gördük.