Antalyaspor–Sarıyer: Bu mağlubiyeti Bülent Hoca’ya yazmak kolaycılık olur

Antalyaspor–Sarıyer: Bu mağlubiyeti Bülent Hoca’ya yazmak kolaycılık olur
Yazı Özetini Göster

Bu yazı Kutay Tok’un X paylaşımından alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Futbol analisti Kutay Tok, Antalyaspor–Sarıyer maç sonunu “Bu mağlubiyeti Bülent Hoca’ya yazmak kolaycılık olur” başlığıyla değerlendirdi.

Bülent Hoca’yı, “Bu Antalyaspor kadrosu 4 maçta 3 mağlubiyet alacak bir kadro değil” diyerek eleştirelim dedi. Geçen hafta sezonun en kötü oyunlarından birini oynattığı için eleştirelim; Mardinspor maçında ilk golü yedikten sonra takımın tamamen dağılmasını da hocaya yazalım dedi. Bugün de eleştirilecek noktalar olduğunu ama eleştirinin doğru yerden yapılması gerektiğini, çünkü bu maçın hikâyesinin Antalyaspor’un kaybetmeyi hak ettiği bir oyun olmadığını yazdı.

Hatta Antalyaspor’un, 4 haftalık süreçte savunma anlamında en güçlü reaksiyonunu verdiği maçta bireysel hataların kurbanı olduğunu belirtti. Topa sahipken bu kadronun çok daha fazlasını üretmesi gerektiği gerçeğinin değişmediğini ama bugün topsuz oyunda ortaya çıkan gelişimin de görmezden gelinemeyeceğini kaydetti.

Antalyaspor’un bu maçta 3-4-3’e döndüğünü yazdı. Topa sahipken 3-2-5’e yerleşen yapıda stoperlerin önünde Pedrinho–Safuri ikilisini, onların önünde ise merkez ve yarım alanlarda Ömer Faruk ile Streek’i gördüklerini belirtti. Beklerin çok fazla yükselmeden çizgiye basarak hücum genişliğini sağladığını kaydetti. Saha içi yerleşimin bir fikri olduğunu ama bu fikrin beraberinde bazı önemli soruları da getirdiğini yazdı.

Bunların başında Safuri’nin rolünün geldiğini belirtti. Elindeki en yetenekli oyuncuyu iki 6’dan biri olarak kullanıp Ömer Faruk Beyaz’ı kaleye daha yakın konumlandırmanın Antalyaspor’un hücum üretkenliğini gerçekten artırıp artırmadığını sordu; kendi cevabı artırmadığı yönündeydi. Pedrinho’nun zaten oyun kurulumundaki meziyetlerinden faydalanmak için alınmış bir oyuncu olduğunu kaydetti. Pedrinho’nun yanında Safuri oynayacak ve oyun da önemli ölçüde Safuri üzerinden kurulacaksa, bu ikilinin yanına daha temaslı oynayabilecek, savunma direncini yükseltecek bir 6 numaraya ihtiyaç olup olmadığını sorduğunu yazdı.

Çünkü Safuri–Pedrinho–Ömer–Streek merkezinin kâğıt üzerinde savunma kırılganlığı yaşayabileceğinin çok net olduğunu belirtti. Bu maçta o problemin belirgin şekilde ortaya çıkmadığını ama fikrinin değişmediğini kaydetti. Profillerini bildikleri, temas kalitesi ve koşu takibi konusunda problemleri bulunan dört oyuncudan bahsettiklerini yazdı. Bu merkez yapısının daha yüksek tempolu ve fiziksel olarak daha güçlü rakipler karşısında nasıl ayakta kalacağının önemli bir soru olduğunu belirtti.

Streek ve Ömer Faruk’un iç koridor bağlantı oyuncuları mı, yoksa “iç koridor santrforu” olarak tarif ettiği, savunma arkasına koşu tehdidiyle santrfora yaklaşan oyuncular mı olduğunu da sordu. Bugün iki role de yeterince giremediklerinin altını çizdi. Antalyaspor’un merkezi 4’leyerek rakibine sayısal üstünlük kurmak istediğini ama bu yerleşimi gerçek bir üstünlüğe dönüştüremediğini yazdı.

Aslında Antalyaspor’un topa sahip olduğu anlarda saha içi konumlanmalarına dair belirgin planları olduğunu kaydetti. Problemin plansızlık değil, yerleşimin üretime dönüşmemesi olduğunu belirtti. Oyuncuların nerede duracağının belli olmasına rağmen bu konumlanmaları yeterli hareketlilik, bağlantı ve savunma arkası tehdidiyle destekleyemeyince pozisyon zenginliğinin çıkmadığını yazdı.

Top rakipteyken ise çok daha farklı bir Antalyaspor izlediklerini belirtti. Net bir 3-4-3 karşılaması olduğunu ve Bülent Hoca’nın bu yapıyı mevcut oyuncu grubuna kusursuza yakın uygulatmayı başardığını kaydetti. Ahmet Sağat’ın Marcos’a giden pas bağlantısını kesmesi, Ömer ile Streek’in rakibin iki stoperine çıkarken aynı zamanda merkez bağlantılarını kapatması, iki bekin Sarıyer’in bekleriyle eşleşmesinin planın ilk bölümünü oluşturduğunu yazdı.

Arkadaki eşleşmelerin de en az bunun kadar önemli olduğunu belirtti. Ensar ve Samet’in, merkezin sağ ve sol içinden Sarıyer’in iki kenar oyuncusu Barış ile Efecan’a çıktığını kaydetti. Asıl değerli olanın birebir eşleşmenin kendisinden çok bu takibin nerede bırakılacağının belirlenmiş olması olduğunu yazdı.

Örneğin Efecan derine gelip kendi yarı sahasına kadar indiğinde Ensar’ın onu körü körüne takip ettiğini görmediklerini belirtti. Belirli bir noktadan sonra Efecan’ı başka bir oyuncuya devredip ya kendi bölgesine döndüğünü ya da merkezde yeni bir eşleşmeye geçtiğini kaydetti. Yani Antalyaspor’un birebir baskılar yaptığını ama bunu adam kovalayan, savunma yapısını bozan bir anlayışla değil; eşleşmelerin devir noktalarını koruyarak yaptığını yazdı.

İlk yarının bu kadar sıkışmasının nedeninin de iki takımın kötü hücum etmesinden ibaret olmadığını belirtti. İki tarafın da birbirine karşı çok iyi hazırlanmış karşılama planları olduğunu kaydetti.

Sarıyer tarafında Barış’ın bekleştiği, Cebrail’in ise half-space’e yerleştiği 5-1-3-1 karşılamasının oldukça iyi işlediğini yazdı. Antalyaspor’un merkezde oluşturmak istediği sayısal üstünlüğe karşı Caner’in Ömer’e çıkması, Eşref’in rakip bekle eşleşmesi ve Efecan’ın sol içte çok kritik bir rol üstlenmesinin Sarıyer’in planını tamamladığını belirtti. Efecan’ın hem rakibin sağ stoperi Ensar’a baskıya çıktığını hem de Ömer’le kurulabilecek pas bağlantısını kontrol altında tuttuğunu kaydetti.

Bu sezon izledikleri en iyi iki karşılama planından birini aynı maçın içerisinde gördüklerini söyleseler abartmış olmayacaklarını yazdı. İlk yarının akan oyunda kısır geçmesinin temel nedenlerinden birinin de bu olduğunu belirtti. İki takımın da rakibinin ilk ve ikinci bağlantılarını büyük ölçüde doğru kontrol ettiğini kaydetti. Dengeyi bozanın ise duran top olduğunu ve Antalyaspor’un devreye 1-0 önde girdiğini yazdı.

İkinci yarıda da Antalyaspor’un maçı oldukça doğru oynamaya devam ettiğini belirtti. İzlerken “Antalyaspor birazdan gol yiyecek” hissine kapıldıkları bir oyun olmadığını, tam tersine sezonun ilk haftalarında gördükleri savunma kırılganlığından uzak, rakibin tehditlerini kontrol eden bir takım olduğunu kaydetti. Skoru 1-1’e getiren şeyin organizasyonun kırılması değil, Samet’in yaptığı basit bireysel hata olduğunu yazdı.

Samet’i de yalnızca o hata üzerinden değerlendirmenin doğru olmayacağını belirtti. İlk 4 haftalık bölümde Antalyaspor’un en iyi oyuncularından biri olduğunu kaydetti. Bu maçta da özellikle merkezde Streek’e attığı hat kıran paslarla topa sahip olunan oyuna ciddi katkı verdiğini ve iyi bir maç çıkardığını yazdı. Fakat tek bir talihsiz anın, hem kendi performansının hem de Antalyaspor’un doğru savunduğu bölümün üzerine gölge düşürdüğünü belirtti.

1-1’den sonra ise Güray’ın yaptığı gereksiz işlerin Antalyaspor’un bütün dengesini bozduğunu kaydetti. Takım 10 kişi kalır kalmaz Doğukan’ın kaçırdığı çok net bir pozisyon olduğunu yazdı. Işık Kaan’ın yaptığı büyük hata sonrasında pozisyonun devamında hatasını telafi etmesine rağmen Doğukan adına “Bu pozisyonu bitiremeyecekse hangisini bitirecek?” sorusunun aklına geldiğini belirtti.

Antalyaspor’un 10 kişi kaldıktan sonra 4-4-1’e döndüğünü ve bu bölümü de ciddi bir baskı yemeden geçirdiğini yazdı. Maçın artık 1-1 bitebileceğini düşünmeye başladıkları anda bu kez Samet’in ilk hatasını telafi etme isteğinin bedelinin ağır olduğunu kaydetti. Hücuma çıktığını ancak top kaybından sonra geri dönemediğini ve oluşan boşluğun Antalyaspor’a pahalıya mal olduğunu belirtti.

Sarıyer tarafında ise rakibin 3-4-3 karşılamasını kırmak adına üretilen çözümleri ayrıca değerli bulduğunu yazdı. Sehic’in oyun kurulumuna aktif şekilde dahil edilmesi ve Efecan’ın merkeze sokulmasının, Antalyaspor’un birebir eşleşmelerini bozabilmek adına hazırlanmış doğru fikirler olduğunu kaydetti.

Geçen hafta Sarıyer adına hak edilmemiş bir mağlubiyetten bahsettiklerini hatırlattı. Bu hafta hücum anlamında daha kısır bir oyun olduğunu ama saha içerisinde çok daha doğru duran bir takım gördüklerini ve bunun karşılığında önemli bir 3 puan geldiğini yazdı.

Bülent Bölükbaşı Hoca’nın dört haftadır sahaya bir plan koyduğunu belirtti. Kazanır, kaybeder; o ayrı konu dedi. Ama bu takımın bir organizasyonu olduğunu sözlerine ekledi.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar