Eskişehirspor – Alanya 1221 FSK Maç Sonu (BEYKAN TEK)

Eskişehirspor – Alanya 1221 FSK Maç Sonu (BEYKAN TEK)
Yazı Özetini Göster

Kutay Tok kaleme aldı. X’ten alınmıştır. Kaynak: @KutayTokk

Eskişehirspor – Alanya 1221 FSK Maç Sonu

(BEYKAN TEK)

Geçen sezonun ilk maçında da kendi sahamızda kazanarak başlamıştık. Ancak o gün skor olumlu olsa bile saha içi organizasyon adına ciddi soru işaretleri vardı. Nitekim bir hafta sonra, bugün Alanya 1221’in başında bulunan Engin Dursun’un o dönemki takımı Çoruhlu’ya karşı aldığımız mağlubiyet canımızı fazlasıyla sıkmıştı.

Bugüne dönersek; rakibin zayıf olduğunu kabul ediyorum. Dolayısıyla gördüğümüz her olumlu detayı rakibin seviyesinden bağımsız değerlendirmek doğru olmaz. Ancak geçen sezonun başlangıcından farklı olarak bugün topa sahip olduğunda spontane oynamayan, belirli hücum organizasyonları olan ve hocanın çizdiği setler üzerinden oynamakta ısrar eden bir Eskişehirspor seyrettik. Benim için galibiyet kadar değerli olan taraflardan biri buydu.

Eksiklere geleceğiz ama önce biraz hücum yerleşimini konuşmak lazım. Geçen sezondan en büyük farklardan biri Kerem Baykuş’un kullanımıydı. 10 numara olarak bildiğimiz Kerem’i zaman zaman ikinci santrfor gibi yükselip half-space’i işgal ederken, Hasan Kaya’yı da kanat forvet rolünde gördük. Böylece kâğıt üzerinde tek santrforla oynayan Eskişehirspor’un bazı sekanslarda üç santrforlu bir hücum hattına dönüştüğü anlar oluştu.

Burada Kerem’in bağlantı oyunundaki sorumluluğunun azalması ve daha fazla half-space işgalinde kullanılması hem avantaj hem de risk taşıyor. Bugün rakibin seviyesi nedeniyle eksilerini çok fazla hissetmedik. Ancak Kerem’i sürekli bu kadar yüksekte konumlandırırsanız olası top kayıplarında aynı şiddetle geriye dönemeyeceğini biliyoruz. Bunun yanında oyun içerisindeki görünürlüğünün azalabileceğine dair de bugün bazı sinyaller aldım.

Kerem’in half-space’i işgal etmesi, özellikle kenardaki oyuncuların bire birlerini hazırlamak açısından değerli. Rakip savunmayı içeride tutuyor ve kanattaki oyuncuya alan açabiliyor. Ancak Kerem’den maksimum verimi almak istiyorsak bağlantı oyunu ile half-space yerleşimini birlikte yapabilmesi gerekiyor. Sürekli son hatta yakın kalıp bağlantıdan uzaklaşırsa 2-3 hafta sonra “Kerem beklentinin altında kaldı” yorumlarını okumaya başlayabiliriz. Halbuki problem oyuncunun kalitesinden çok, onun oyuna hangi sıklıkta ve hangi bölgelerde dâhil edildiği olabilir.

Bek-kanat rotasyonlarını ise sezonun ilk maçına göre kusursuza yakın yaptığımızı düşünüyorum. Murat Şenel iç koridora girdiğinde Hasan’ın çizgiye basması, diğer tarafta Çağlar’ın Beykan’ın konumuna göre kendi pozisyonunu ayarlaması değerliydi. Oyuncular yalnızca başlangıç pozisyonlarında kalmadılar; birbirlerinin hareketlerine göre alan değiştirdiler. Bu da Eskişehirspor’un hücumunu geçen sezonun başındaki daha durağan görüntüden ayıran önemli detaylardan biriydi.

Beykan Şimşek ve Hasan Kaya’ya ayrıca parantez açmak gerekiyor. Beykan Şimşek bu ligde kalitesini çok net hissettirecek. Yeter ki Beykan topu aldığında önünde koşuyu gösterecek oyuncular olsun. Hasan Kaya transferini bu yüzden çok değerli buluyorum. Savunma arkasına koşu tehdidi çok yüksek bir oyuncu ve Beykan’ın pas kalitesiyle bu profil birbirini doğrudan tamamlıyor.

Bugün atılan ilk iki golde de aslında çok basit bir gerçeğin cevabını gördük: Bu ligin üzerinde iki oyuncuyu transfer edersen ne olur? Bir tarafta pası verebilecek kalite, diğer tarafta o pasın devamındaki koşuyu yapabilecek profil var. Beykan’ın ayağındaki kalite, Hasan’ın derinlik tehdidiyle birleştiğinde rakip savunmanın çözmesi kolay olmayan bir denklem ortaya çıkıyor.

Olumlu tarafların yanında bugün Eskişehirspor’un sağ stoper bölgesinde çok net sallandığını da gördük. Bunu “İlk maç, Ertuğrul Alışır zamanla düzelir” diyerek geçiştirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü burada konuştuğumuz problem yalnızca form veya adaptasyon değil. Ertuğrul’un hızla ilgili belirgin problemleri var ve üç gün sonra sihirli değnek değip hızlanmayacak.

Bir stoper hız dezavantajını üst düzey pozisyon bilgisi, doğru vücut açısı ve erken pozisyon alarak kapatabilir. Ancak Ertuğrul’un bu açığını tamamen örtecek seviyede bir pozisyon bilgisine sahip olduğunu da düşünmüyorum. Üzerine bugün ilk faz oyun kurulumuna verdiği katkının sınırlı kalmasını eklediğimizde, sağ stoper pozisyonunun ciddi bir uyarı verdiğini söylemek gerekiyor.

Bugün rakibin en tehditkâr oyuncusu Kubilay’dı ve 2-3 kez pozisyona girmeyi başardı. Karşımızda hücum kalitesi biraz daha yüksek bir takım olsaydı, bu maçı gol yemeden tamamlayabileceğimizi düşünmüyorum. Rakibin yeterince cezalandıramamış olması, savunmada verilen açıkları görmezden gelmemize neden olmamalı.

Kutu içi savunmacılığıyla ilgili de görsel bırakacağım. Pozisyonda Abdulkadir rakibiyle bire bir eşleşmiş durumda ve ceza sahasının içerisinde boşta kalan başka bir oyuncu var. Buna rağmen Ertuğrul’un tamamen topa odaklandığını görüyoruz. Arkasındaki rakibin varlığından dahi haberdar değil. Burada problem yalnızca adam markajı değil; tarama yapmaması ve hem topu hem arkasındaki oyuncuyu aynı anda kontrol edebileceği bir vücut pozisyonunu alamaması.

Ertuğrul’un arkası zaten geçmişten beri problemli bir bölge. Rakipler burayı bilinçli şekilde hedeflemeye başladığında sonuç alma ihtimalleri çok yüksek. Bugünkü rakip bunu birkaç kez gösterdi; daha kaliteli takımlar aynı alanı çok daha ağır cezalandırabilir.

Bu nedenle sağ stoper tercihini şimdiden ciddi şekilde değerlendirmek gerekiyor. Arda’nın Ertuğrul’un gerisinde olduğunu düşünmüyorum. Sezonun henüz başındayken bu bölgedeki hiyerarşiye doğru karar vermek önemli.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar